Temiz ve Kirli Eller

Temiz ve Kirli Eller

Günay Güner yazdı:

Yasaların, hakların dilini egemen kılmakla, mafya odaklarını ortadan kaldırmakla görevli yönetimin de dili mafyöz bir dil, tehdit dili olursa ülke nereye gider?

Kimseye şabloncu gelmesin; kapitalizmin eli temiz olmaz. Kapitalizmle iş tutan sözde sosyalizmin, sosyalistlerin de elleri temiz olmaz. Yüzlerce kanıtı var bu gereceğin. Kuzeyli gönenç, demokrasi, hak-hukuk devleti dünyaya silah, mayın satar; bu amaçla rüşvet dağıtır. Araştıran gazeteciye bir şeyler yapar… Hak-hukuk devleti ABD CIA uçaklarıyla dünyanın güçsüz ülkelerinden “muhalif” toplar ve onlara işkence eder, öldürür. Gizli ve kirli yazışmaları ortaya çıkaran kişiler, gazeteciler can güvenliğinden yoksun kalırlar, en iyi olasılıkla yıllarca hapis yatarlar. Fransa bu günlerde Ruanda’dan özür diliyor; soykırım için, yaklaşık 250.000 kurban için. Türkiye’de, Cezayir’de yapılan kıyımlar?..

Peki, Türkiye Cumhuriyeti bu bağlamda nasıl şekillendi? Osmanlı monarşiydi; o devlette insan hakları aramak saçmadır. Dilediği muhalifi taş bağlı çuval içinde Sarayburnu’ndan denize bırakabilir, dilediği muhalifin başını Eyüp’teki, Topkapı’daki… cellat taşında alabilir. Gelelim cumhuriyete. Devrimin önderi devrimin her anında devlet onuruna, geleneğine dayanmıştır. Savaş meydanından kaçanları bile İstiklal Mahkemelerinde yargılamadan cezalandırmamış, suçlanamayanlar serbest bırakılmıştır. Kuvayı milliye’ye sürekli küfreden, hakaret eden Ali Kemal’in bir generalin işgüzarlığı sonucunda linç edilmesi, Mustafa Kemal’i öfkelendirmiş ve üzmüştür. Yine Atatürk’ün sağlığında muhaliflere, eleştirel yaklaşım içinde bulunanlara baskı uygulanmamıştır.

Türkiye’de adına “derin” demek kolaycılığına da düşülen yasadışı yapılanmalar, kirli ilişkiler 1946 yılından başlayarak, SSCB boğazları istiyor, Kars’ı, Ardahan’ı istiyor bahanesine de sarılarak, daha iki gün önce yurdu işgal eden, ulusa her türlü zulmü yapan emperyalist devletlerle birlikte olmakla, işbirliğine girmekle başlamıştır. Devrimden sınıfsal çıkarları zarar gören sınıflar bunu şiddetle istemekteydiler. 1950’li yıllarla birlikte bu kötü süreç hızlanmıştır. Başta ABD, Birleşik Krallık emperyalizmi Türkiye’ye yalnızca bağımlılık sermayesiyle değil, emekçi sınıflara karşı şiddetiyle, kıyımlarıyla da girmiştir.

İzleyen on yıllardaki iç savaş gerçekliği bir yana (ki akla gelebilecek tüm güçlü gizli servisler bu iç savaşın da tam ortasındadır), yasadışı ve kirli işler ardındaki devlet görevlileri, mafya, etnik ve dinci kıyım örgütleri bütünsel bir yapı içinde davranmışlardır. Bu yapı hukuk, demokrasi, gönenç, eşitlik, özgürlük, barış gibi kazanım ve değerlere, dayandığı kurumlara düşmandır. Siyaset kurumu sözkonusu kazanımları aşındırdığında da bu kötülük odağı güçlenir. Ve giderek siyaset de bu yapının bir parçası olur.     

Günümüz Türkiye’sinin gündemini suç örgütü lideri Sedat Peker belirliyor. Bunu, yurtdışından yayımladığı videolar üzerinden yapıyor. İlginçtir, ortaya attığı savlar doğrulanıyor. Hedefine aldığı kişiler yöneticiler. Daha kısa süre öncesine kadar birlikte, dayanışma içinde bulunduğu yöneticiler. Savlar yenilir yutulur şeyler değil. Cinayetler, gasp, el koyma, tecavüz… İnsan gerçekten de durumu nasıl çözümleyeceğini bilemiyor. Türk halkının gerçekleri öğrenmesi, bir suç örgütü liderine mi bağlı olmalıydı? Bu, muhalefet yönünden de çok ağır bir durumdur. Salıları gevezelik yerine, elli kişilik bir araştırma topluluğu bu gerçeklere ulaşılmasını sağlayabilirdi.

Yasaların, hakların dilini egemen kılmakla, mafya odaklarını ortadan kaldırmakla görevli yönetimin de dili mafyöz bir dil, tehdit dili olursa ülke nereye gider? Yönetimler yıkmaya değil, yapmaya, ileriye, özgürlüğe, kardeşliğe doğru yapmaya gelirler. Tersi, açık kötülüktür; insanlığa da ulusa da kötülük. Bu kötülük ortaklığına kamuoyu yoklamalarında çıkan oy oranı ise ayrıca muhalefetin başarısızlığının kesin kanıtıdır. Elli artı biri başarı saymak da halkı aldatmaktır. Gün gelir, kimi güçlere yaptıklarının, muhalefete ise yapmadıklarının da hesabı sorulur; elbette yasal çerçeve içinde!

Diğer Yazılar