Telgrafhane / Emeğin yanında, Aydınlanmanın izinde

Topraklar El Değiştiriyor

Hemen hemen her gün duyduklarımız;

Arapların, Karadeniz yaylalarına ilgileri arttı. Ederinden fazlasını vererek, taşınmaz mal (gayrimenkul) ve tarla alıyorlar…

İsrailliler Güneydoğudan toprak topluyorlar…

İtalyanlar Niğde’de yüzlerce dönüm elma bahçesi kurdular. Tarla sahipleri, çocuğunu çalıştırma sözü veren İtalyanlara toprağını satıyor…

TRAKYA 2000 gazetesi ve Keşan Postası sitesi köşe yazarı İzzet Gede, tarım topraklarının el değiştirdiğini, yerli ve yabancı şirket veya kişilerin arazi topladığı ile ilgili tespitlerini yazmış.

Sayın Gede ilgili yazısında “Dünyanın en zengin dördüncü insanı Bill Gates bile Edirne ve Kırklareli’nde 22 bin dönüm tarım arazisi alıyor. Türkiye’de aldığı arazinin toplam 56 bin dönüm olduğu söyleniyor.

Avusturya merkezli uluslararası petrol ve gaz şirketi OMV, Edirne ve Kırklareli’nde 6 bin dönüm arazi alalı yıllar oldu.

Ziya Tarım’ın Trakya’da 500 bin dönümden fazla arazi topladığını söylemeye gerek yok. Trakyalı tüm köylüler bilir.”

Verdiği bilgiler çok önemli!

Burdur ilinin merkeze bağlı Kozluca, benim köyüm. Köyümüz ile komşu Kapaklı ve Erikli köyleri arasında orman içinde yaylası bulunmakta. Yaylamızdaki ovaya “Göben Ovası” denir. Birkaç yıl önce bu ovadaki tarla sahipleri tek tek ikna edilerek Antalya’dan gelen biri tarafından satın alındı. Komşu köy olan Çallıca’da da binlerce dönüm tarlayı, verimli verimsiz, ekilen ekilmeyen demeden yabancı bir alıcı, ederinden fazla para vererek topladı. Benim de tanık olduğum, köyümüz ve çevresindeki toprak satışı…

Binlerce dönüm toprağı bir kişinin, büyük paralar vererek alması olanaksız olduğuna göre güçlü birilerine mi alıyorlar?

Bunlar kim veya kimlerdir?

Verimsiz olan yerleri dahi ederinden fazlasına niye alırlar?

                                                              ***

Son yıllarda gördüğümüz, duyduğumuz ve öğrendiğimize göre, yurdumuzun her bölgesinden binlerce dönüm tarım toprağının yabancıların mülkiyetine geçtiği görülüyor. Bir de bilemediğimiz ve resmi kayıtlarda görülmeyen, yabancılar adına toprak alanlar var. Yerli işbirlikçilerin topladığı araziler ne kadar olduğu bilinmemektedir. Araştırılması ve önlem alınması gereken bir olaydır.

Yabancılar veya şirketler ederinden fazla para vererek neden toprak alırlar?

Köylümüz, soyocağının (ailesinin) geçim kaynağı olan toprağını niçin satar?

Sömürgecilerin, Kurtuluş Savaşında silah zoru ile alamadıkları vatan topraklarını, AKP iktidarında para ile satın alıyorlar. Atalarımızdan gelecek kuşaklara aktarmak üzere devraldığımız vatan toprağımızın sömürgecilerin eline geçmemesi için önlem alması gereken Tarım Bakanlığı, Sudan’dan, Nijer’den toprak kiralayarak tarımsal üretim yapmaya çalışmaktadır. Buna “Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmak” denir.

Şehitlerimizin kanıyla sulanan tarım topraklarının yabancıların mülkiyetine geçmesi kaygı verici boyutlara ulaşmıştır. Gelecekte ülkemizin güvenliğini sıkıntıya sokabilir.

Topraklarımız el değiştiriyor…

Neden, niçin düşün…

                                                  ***

Dünyanın hiçbir ülkesinde tarım toprağı ve su kaynaklarının bulunduğu topraklar yabancılara satılmaz. Her devlet yabancıya toprak satışını kısıtlayan ve belirli koşullara bağlayan düzenlemeler yapmıştır.

Üretimin, gıdanın önemini Covid-19 salgını bir kez daha gösterdi.

Ulusumuzun gıda güvenliğini sağlamak için, gelecekte yaşayabileceğimiz, benzer salgınları, yıkımları (afetleri) ve iklim değişikliğini önlemek için toprağımızı, doğamızı, doğal kaynaklarımızı koruyucu önlemler almamız gerekir.

Ülkeyi yönetenlerin, Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi “Yolunda yürüyen bir yolcunun, yalnız ufku görmesi kâfi değildir. Muhakkak ufkun ötesini de görmesi ve bilmesi lazımdır.”

Ufkun ötesini gören ülke yöneticilerimiz var mı?

Bu duruma nasıl geldik gelecek yazımızda…

Exit mobile version