Telgrafhane / Emeğin yanında, Aydınlanmanın izinde

Zübük Filmine Ne Oldu?

Senaryosunu Atıf Yılmaz’ın yazdığı, yönetmenliğini Kartal Tibet’in yaptığı 1981 yapımı Zübük filmini izlemeyen yoktur. Bilindiği gibi bu film Aziz Nesin’in ‘’Zübük – Kağnı Gölgesindeki İt’’ adlı romanından uyarlanmıştır. Bir zamanlar devamlı televizyonlarda gördüğümüz bu filmi son yıllarda herhangi bir kanalda izleyen oldu mu? Sanıyorum cevap hayır!

Kemal Sunal’ın tüm filmlerini çeşitli televizyon kanallarında görüyoruz ama Zübük uzun zamandır gösterime konulmuyor. İktidara yakınlığı ile bilinen Kanal 7’nin gösterim hakkını alıp filmi bilerek oynatmadığı hakkındaki iddialara kanal yönetimi Twitter üzerinden cevap vererek yalanladı.

Filmin yapımcısı ise Türker İnanoğlu’nun kurucusu olduğu Erler Film. İşin ilginç yanı, film Erler Film’in Youtube hesabında da yok. Hatta Youtube’e Zübük yazdığınızda sadece kısa videolar çıkıyor. Tüm bunlar akıllara bu filmin bilinçli olarak mı gösterilmediği sorusunu getiriyor. Bu film yasaklandı mı veya birileri bu filmin gösterilmesinden rahatsız mı oluyor? Bu konu gizemini korurken biraz kitaptan bahsedelim.

Zübük Romanı – Ön Kapak

Kitapta halkı sürekli kandıran, hiçbir sözünü tutmayan bir siyasetçinin, tüm yalanlarına rağmen belediye başkanı ve milletvekili seçilmesi, halkın ondan hem nefret etmesi hem de onsuz yapamaması konu edilmiştir. Türk siyasetçisi tipi ve aslında Türk toplumunun hicvedildiği bu roman, edebiyatımızda belki de en önemli siyasal eleştiri kitabı ve çok büyük bir mizah yapıtıdır.

Zübük tarafından aldatılan ve Zübüğü bir kaşık suda boğacak olan köylüler, kendi çıkarlarına yarayan yeni bir şey vaat etmesi üzerine hemen başlarına gelenleri unutur ve ona kanarlar. Dahası, Zübüğü önce belediye başkanı sonra da milletvekili yaparlar.

Kaldı ki Zübüğün babası da kasabaya dışarıdan gelerek, anlattığı uydurma hikâyelerle kendisini Zeybekzade Kara Yusuf Efe adında bir halk kahramanı olarak tanıtıp, kasabalının sırtından geçinmiş biridir. Bir gün kadınlar hamamına kara çarşafla girip yakalanınca foyası ortaya çıkar.

Roman bu olayları anlatan komik hikâyelerden oluşur. Olayları kahramanların ağzından, onların bakış açılarına göre dinleriz. Allah’ın kulu İsmail Efendi, Aklı Evvel Bedir Hoca, Tüccardan Emin Efendi, Otelci Satılmış Bey, Muhalif Kadir Efendi ve Çiftverenoğlu Hamza Bey gibi karakterlerdir bunlar.

Anlatıcı Almanca öğretmeninin, kendi tayin işini halletmek için Zübüğe rüşvet vermesiyle Aziz Nesin, Türk aydının da bu bozulmada yeri olduğunu vurgular. Kitapta sadece sıradan halk ve siyasetçi değil, aydın kesim de eleştirilmiştir. Aziz Nesin iğneyi kasabalıya çuvaldızı kendisine batırmıştır.

Kitabın yazılma hikâyesi ise şöyle; Vatan Gazetesi Aziz Nesin’den bir mizah romanı yazmasını isteyince, bir yurt gezisi esnasında Şebinkarahisar, Suşehri, Merzifon, Akşehir gibi yerlerde gördüğü trajikomik olayları kaleme almaya karar verir. İlçe bile olamayacak yerler için vilayet yapma vaadinin verildiği günlerdir. İlk başta bu eksende olanları anlatmak istediği ‘’Vilayetlik istiyoruz’’ adında bir roman yazmayı tasarlar. Roman, Sivas’ın Suşehri ilçesinde geçecektir.

Kitabı yazmaya devam ettikçe bir karakterin kitabın önüne geçtiğini fark eder. Karşısına çıkan herkes bu karakterle ilgili başından geçen bir olayı anlatır. Aziz Nesin de bu dalavereci politikacıyı ‘’Zübükzade İbraam Bey’’ olarak romanın başkahramanı yapar. Daha doğrusu Zübükzade İbraam Bey tüm madrabazlığıyla romanın önüne geçerek kitabın isminin ‘’Zübük’’ olarak değişmesine neden olur.

Suşehri Belediye Başkanı Abdurrahman Doğruyol

Aziz Nesin’in etkilendiği tip Sivas Suşehri’nde o dönem belediye başkanlığı yapan Demokrat Partili Abdurrahman Doğruyol adlı siyasetçidir. Nesin anılarında, Abdurrahman Doğruyol’u kendisine Zübük olarak Avukat Vahit Bozatlı’nın anlattığını söyler. Abdurrahman Doğruyol’un belediye başkanlığından sonra 1954-1957 arasında Demokrat Parti milletvekili olarak görev yaptığını biliyoruz. Sivas’ın önemli tarım ürünlerinden biri olan tütün ekimi yasaklanınca, bu yasağın kaldırılması için Başbakan’a bir dilekçe vermiş ama Başbakanlık tarafından bu talebi reddedilmiştir.

Aslında Aziz Nesin sadece Abdurrahman Doğruyol’u anlatmamış, gezi boyunca gördüğü yerlerdeki gülünç olayları aktarmış, hatta Doğruyol, roman tefrika edilirken gazeteye defalarca Zübük karakterinin kendisi olmadığına dair yalanlamalar göndermiştir.

1961’de basılan Zübük romanı, 1981 yılında filminin yapılması ve Kemal Sunal’ın başarılı oyunculuğu sayesinde halkın ağzında bir söylenceye dönüşmüştür. Aziz Nesin 1987 yılında Sivas’a tekrar gidince halk etrafını sarmış, kimisi Zübük taraftarı olup hemşehrilerini savunmuş, kimisi de romanda anlatılanların az bile olduğunu söylemiştir.

Kemal Sunal – Zübük 1981

Aziz nesin şüphesiz çok tartışılan bir yazardır ve konuşulmaya devam edecektir.  Orhan Pamuk, Yaşar Kemal ve Nâzım Hikmet gibi eserleri yabancı dillere en çok çevrilen yazarlarımızdandır. Doğum gününde kendisini anarak Zübüğün gerçekte kim olduğunu romanın sonunda olayları aktaran öğretmenin ağzından dinleyelim.

‘’Şimdi çok iyi anladım ki Zübük bir tane değil. Hepimiz birer zübüğüz. Bizim hepimizin içinde zübüklük olmasa, bizler de birer zübük olmasak, aramızdan böyle zübükler büyüyemezdi. Hepimizde birer parça olan zübüklük birleşip işte başımıza böyle zübükler çıkıyor. Sonra, kendi zübüklüklerimizin bitek Zübük’te birleştiğini görünce ona kızıyoruz. Gerçekte zübük biziz, benim, sensin. Benim için şimdilik tek amaç bundan kurtulmak.

Harun Yılmaz

twitter.com/HrnYlmz82

Exit mobile version