• Satrancın Hristiyanlaştırılması

    Satrancın Hristiyanlaştırılması0

    Harun Yılmaz yazdı:
    “Bilindiği gibi satranç oyununun tarihi çok eskilere dayanır. 6. Yüzyıldan önce oynandığına dair söylentiler olsa da bununla ilgili güçlü bir kanıt yoktur. MS. 6. yüzyılda Hindistan’da oynandığı, oradan İran’a ve Araplara geçtiği bilinmektedir. Avrupa’ya gelişi ise Emevilerle birlikte İspanya’dan yayılmasıyla olmuştur. Oyunun icadıyla ilgili buğday efsanesinden bahsetmeyeceğim.”

    READ MORE
  • Nazım Hikmet, Memlekettir!

    Nazım Hikmet, Memlekettir!0

    Yüksel Işık yazdı:
    “Tartışmasız büyük şairdi.
    Yurtseverdi, insandı ve de bu dünyada göçüp gittiğinde dahi “sol meme(si)nin altındaki cevahir” hala bu toprakların, üstünde yaşayan yoksullar için yaşanabilir olması için çarpmış; son ana kadar hiç kararmamıştı.”

    READ MORE
  • Zübük Filmine Ne Oldu?

    Zübük Filmine Ne Oldu?0

    Harun Yılmaz yazdı:
    “Senaryosunu Atıf Yılmaz’ın yazdığı, yönetmenliğini Kartal Tibet’in yaptığı 1981 yapımı Zübük filmini izlemeyen yoktur. Bilindiği gibi bu film Aziz Nesin’in ‘’Zübük – Kağnı Gölgesindeki İt’’ adlı romanından uyarlanmıştır. Bir zamanlar devamlı televizyonlarda gördüğümüz bu filmi son yıllarda herhangi bir kanalda izleyen oldu mu? Sanıyorum cevap hayır!”

    READ MORE
  • Kültür Bir Bütündür

    Kültür Bir Bütündür0

    Erendiz Atasü yazdı:
    “Sanat, kendini beğenmişlikle, çok bilmişlikle, hiyerarşik ve dayatmacı tavırlarla yaklaşana, kapılarını kapatır. Ona alçak gönüllülükle ve duygudaşlıkla yaklaşmak gerekir.”

    READ MORE
  • 18’de Rakıya Başladım

    18’de Rakıya Başladım0

    Harun Yılmaz yazdı:
    “Ankara’da çukura düştükten birkaç gün sonra İstanbul’da Avukat Muzaffer Hanım’ın evinde fenalaşarak hastaneye kaldırılan, şiirimizi baştan aşağı değiştiren Orhan Veli’nin kalbi 14 Kasım 1950’de durmuştu. Naaşı Bebek ile Rumelihisarı arasındaki Aşiyan mezarlığına defnedilmiştir. ”

    READ MORE
  • Marksçı Klasiklerin Öncüsü İlhan Erdost

    Marksçı Klasiklerin Öncüsü İlhan Erdost0

    Günay Güner yazdı:
    “Devrimin başkenti Ankara’da hiç kapanmayan kitabevidir “İlhan İlhan.” Sönmeyen yanarcadır. Her 7 Kasımda pırıl pırıl, güneş gibi, ay gibi gençler sıra olurlar; İlhan Ağabeylerinin anısına kitap alırlar. Onların bilincinde yaşar, sevdasında ışır Erdostlar.”

    READ MORE