Amiraller Bildirisi

Amiraller Bildirisi

Doğan Ergenç yazdı:
“Cumhur ittifakı ise her zaman yaptığını yapmaktadır. Bu açıklamadan yola çıkarak bir “mağduriyet” yaratmaya çalışmaktadır. Ama görünen o ki bu kez tutmamıştır. Yoksulluğun, haksızlıkların, hukuksuzlukların bu kadar görünür olduğu bir dönemde “mağduriyet edebiyatı’’nın alıcısı olmamıştır. “

104 emekli amiralin yapmış olduğu açıklama hala tartışılmaya devam ediyor. Kimileri amirallere sahip çıkıyor; kimileri ise yapılan bu açıklamanın “darbe tehdidi” içerdiğini söylüyor.

En başta şunu söyleyelim: 104 emekli amiralin açıklaması tamamen ifade özgürlüğünün sınırları içindedir. Kimileri amirallerin topluca açıklama yapmasını eleştiriyor. Buna göre amiraller tek tek açıklama yapabilir, yazı yazabilir, herhangi bir TV programına konuk olup düşüncelerini açıklayabilirler. Ama bu kişiler topluca bir açıklama yapamazlar. Neden? Böyle bir yasak mı var? Hayır, yok.  Anayasanın 26. maddesi çok açık: 

“Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir”. 

Demek ki neymiş? Topluca açıklama yapmakta bir mahsur yokmuş. Bu kişilerin “emekli asker” olması bu haktan mahrum kalacakları anlamına gelmez. Bunu geçelim. 

Bir de bu açıklamayı geçmişte yapılan darbeleri hatırlattığı gerekçesiyle eleştirenler var. Örneğin Meral Akşener şunları söylüyor: 

80 ihtilalini, 28 Şubat’ı yaşamış birisi olarak, gece yarısı yapılan açıklamalar genelde Türkiye’nin demokrasisine yapılan kesintileri hatırlatır. Bu bir zevzekliktir. İYİ Parti siyaset kurumunun karşısına geçmeye çalışan herkese karşıdır. Pek çok şehir demokrasi ile alınmıştır. Partimiz Türkiye’nin demokrasisinin yanındadır. Türkiye yoluna devam edecektir, İYİ Parti bu tür yanlışlıkların sürdürülmesine izin vermeyecektir. Buradan herkese sesleniyorum, herkes görevini işinin başındayken yapmalıydı. Yunanistan’ın işgal ettiği adalara karşı bir şey yaptıklarını görmedim.’’ (1)

Bu tür bir eleştirinin söz konusu “ifade özgürlüğü” olduğunda hiçbir kıymeti yoktur. İfade özgürlüğünün güvence altında olduğu bir yerde kişiler toplumun bir bölümünü inciten, şoke eden, rahatsız eden açıklamalarda bulunabilirler. Bu haktır. Evet, birileri bu açıklamayı okuduktan sonra darbeleri hatırlamış ve rahatsız olmuş olabilir. Burada bunun bir önemi yok. Unutmayalım ki düşünce özgürlüğü en aykırı, en rahatsız edici fikirler ifade edilebiliyorsa vardır. Bu nedenle amiraller tarafından yapılan açıklamayı darbeleri hatırlattığı gerekçesiyle eleştirmek yersizdir. Daha doğrusu bu tür bir eleştiri yapılabilir belki ama buradan yola çıkılarak amirallerin ifade özgürlüğü görmezden gelinemez. 

Ayrıca Akşener açıklama yapan amiralleri “muhalefet partilerini beğenmiyorlarsa parti kurabilirler” diyerek de eleştirmiştir. Akşener’in bu eleştirisi de yersizdir. Kişiler düşüncelerini, hassasiyetlerini, kaygılarını paylaşmak için illa parti kurmak zorunda değildir. Düşünce açıklamanın birçok yolu vardır. Amiraller bu yollardan birini kullanmıştır.

Kimileri ise amirallerin açıklamasında “darbe tehdidi” olduğunu iddia ediyor. Kimse kusura bakmasın ama bu tam tamına desteksiz atmak anlamına gelir. Açıklamada “darbe tehdidi” taşıyan tek bir cümle yoktur. Bunu da geçelim. 

Amiraller kendi uzmanı oldukları alanla ilgili kaygılarını, düşüncelerini paylaşmışlardır. Bundan daha doğal bir şey yoktur. Fikirlerine katılırsınız ya da katılmasınız, bu ayrı bir konudur. Ama demokrasiden, insan haklarından, ifade özgürlüğünden yana olduğunuzu söylüyorsanız amirallerin ifade özgürlüğünü savunursunuz. Bunu tartışmanın anlamı yoktur.

Gelelim işin diğer yanına… Bildirinin içeriğine baktığımızda ne görüyoruz? Temel olarak iki noktanın altı çiziliyor. Birinci olarak Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin tartışmaya açılması eleştiriliyor. İkinci olarak ise son günlerde epey tartışılan “sarıklı amiral” e işaret edilerek TSK içindeki gerici örgütlenmelere vurgu yapılıyor.

Anlaşılan o ki AKP iktidarı Joe Biden’e hoş görünmek amacıyla Montrö’yü tartışmaya açmıştır. Bilindiği gibi ABD bir engel olarak gördüğü bu sözleşmeden şu ya da bu şekilde kurtulmaya çalışmaktadır.

Bu konuyla ilgili olarak Baskın Oran şunları söylüyor: 

ABD’nin her fırsatta Montrö’yü delmek istemesi artık müseccel bir durum. Bugün de aynı şeyi istiyor ve maalesef Türkiye’yi yöneten kişi, ABD Başkanı Joe Biden ile arayı düzeltmek istediği için bu yoklamalara açık.” (2)

Açıklamada vurgu yapılan diğer konu ise laiklik. Laiklik ilkesi ne yazık ki bugün hem iktidar hem de muhalefetin önemli bir bölümü tarafından görmezden gelinmektedir. Amiraller yaptıkları açıklamada “sarıklı amiral” üzerinden laiklik konusunda hassas olduklarını ifade etmişlerdir. Her ne kadar Fethullahçı yapılanma tasfiye edilse de başka tarikatlar ve cemaatler TSK içinde örgütlenmeye devam etmektedir. Yapılan açıklamada bu tehlikeye de dikkat çekilmiştir. Ve bizce bu da oldukça yerinde bir vurgudur.

 Yani özetle bu bildiride hem ‘’egemenlik’’ hem de ‘’laiklik’’ vurgusu yapılmıştır.

Cumhur ittifakı ise her zaman yaptığını yapmaktadır. Bu açıklamadan yola çıkarak bir “mağduriyet” yaratmaya çalışmaktadır. Ama görünen o ki bu kez tutmamıştır. Yoksulluğun, haksızlıkların, hukuksuzlukların bu kadar görünür olduğu bir dönemde “mağduriyet edebiyatı’’nın alıcısı olmamıştır. 

Son olarak amirallerle ilgili bir eleştirimizi dile getirelim: ABD’nin kurtulmak istediği Montrö’yü savunmak iyidir. Aydınlanma, laiklik vurgusu yapmak da gayet doğrudur. Ama bütün bunlar bir bakıma boşa kürek çekmek anlamına gelmektedir. Neden mi? Şundan: Emperyalizme karşı mücadele edebilmek için kapitalizmle, sermaye egemenliğiyle kavga etmek gerekmektedir. “Bağımsızlık”, “egemenlik”, gibi konularda hassasiyetlerini dile getiren bu amirallerin ise elbette sermaye düzeniyle kavga etmek gibi bir niyetleri yoktur. Dahası bugün laiklik, aydınlanma gibi değerler de sermaye düzeniyle mücadele etmeden tutarlı bir şekilde savunulamaz. Bu nedenle amiraller belki doğru bir noktaya parmak basmışlardır ama bu kadardır. Fazlası yoktur. Daha fazlasının olabilmesi için bu düzenin sınırlarının dışına çıkılması gerekmektedir.

Kaynakça:

  1. https://www.hurriyet.com.tr/gundem/son-dakika-aksener-bildiri-zevzekliktir-41779905
  2. https://www.gazeteduvar.com.tr/baskin-oran-85-yildir-herkes-montroden-memnun-abd-haric-makale-1518787

Diğer Yazılar