Güçlendirilmiş Parlamenter Rejim mi? Güldürmeyin!..

Güçlendirilmiş Parlamenter Rejim mi? Güldürmeyin!..

Günay Güner yazdı:
“2002 yılından beri Meclis’in tüm kararlarının başyücenin buyruklarıyla alındığını bilmeyen varsa şaşarım. Hangi güçlendirilmiş parlamenter rejim?.. Kaldı ki AKP ve benzer çevreden hafif dirsek yemişleri bağrında toplayan YCHP ile parlamento güçlense ne olur, güçlenmese ne olur…”

Bu yazıyı klavyeye aldığım anlarda Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun milletvekilliği düşürüldü. HDP’nin kapatılması amacıyla dava açıldığı bilgisi geldi. Olayın neresinden tutsam, sorunun neresinden başlasam, bilemiyorum. İster istemez, muhalefetin dilinden düşmeyen “güçlendirilmiş parlamenter rejim” boş lafıyla birleştirdim usumda. Boş laf oluşu bu son olaydan da belli değil mi? aha da ağır yanı, oluşturulan toz duman durumunun Türkiye’ye karşı adım adım uygulanan yayılmacı planın gözden uzaklaştırılmasına, kaçırılmasına yaraması.

Yasama erki ya da diğer (Türkçe olmayan) adlandırışla parlamento, ancak ve ancak iktidar partisinin mutlak sayısal üstünlüğünün bulunmadığı bir durumda gerçekten yasama gücü işlevini görebilir. Yasama, yürütme, yargı erklerinin dengeli, denetimli durumudur ki sağlıklı bir toplumsal yapıyla, uygar, gönençli bir ülke amacına çalışabilir. Türkiye 1940’tan bu yana böyle bir güzellik göremedi; bu özlemle yaşıyoruz.

Adına Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi denen başyüce yöntemi, pek aydın kesimlerin de desteğiyle işlemeye başlamadan önce de “güçlü parlamento”, gerçek yasama var mıydı? Yine sayısal çokluğa dayanarak eller kalkıp inmiyor muydu? Tarikat yurtlarında çocuklara tecavüzü araştırmak için komisyon kurulması önerisini “ellerini kaldırıp indirerek” ret eden AKP milletvekillerinin sonucu ve kendilerini nasıl çılgınca ve birçok değerden yoksunca alkışladıklarını unutmadık. 2002 yılından beri Meclis’in tüm kararlarının başyücenin buyruklarıyla alındığını bilmeyen varsa şaşarım. Hangi güçlendirilmiş parlamenter rejim?.. Kaldı ki AKP ve benzer çevreden hafif dirsek yemişleri bağrında toplayan YCHP ile parlamento güçlense ne olur, güçlenmese ne olur…

Gergerlioğlu Gerilimi

AKP ile HDP siyasal vb. tüm amaçları yönünden birbirinin benzeri partilerdir. Cumhuriyet yıkımında biri dini, diğeri etnisiteyi kullanır. Ayrı olduklarını, benzer olmadıklarını beni ikna edecek kanıtlarla ortaya koyan bir birikimli insanı çok arıyorum; çıkarsa gönül borcum büyük olur. Giderek MHP’yi de ekleyip, üç parti demek daha doğru olacak. MHP de Cumhuriyet yıkımını Türk ırkçılığı üzerinden yürütmektedir. Alın size tam bir üçlü (troyka). Roller nasıl bölüştürülmüş, değil mi? Oyun kurucu usta!

ABD+AB daha geçenlerde “yahu arkadaşım, hizmetinden hoşnutuz ya, şöyle biraz vitrinine çekidüzen versen iyi olur. Ne hak hukuk bıraktın ne bir şey bıraktın. Biraz akıllı uslu, …mış gibi yaparak?.. Anladın mı? Tamam bizim umurumuzda değil ama bu kadar da aleni olmaz ki. Bak birkaç ay erteliyorum, karar marar vermiyorum; hadi canım hadi, bir şeyler yapıver, göreyim seni” demedi miydi. Nerede demokrat Batı? Onlar işlerinin yürümesine bakarlar. Biden de baydı artık. Bir telefonu çaldıramadı. Ne inat…

Seçmen denen kitle süt kesilince oyu yüzde otuz dörde kadar düşüresiymiş. Basra harap olduktan sonra biraz uyanasıymış. Bu durumda yeni bir senaryo gerek. AKP, HDP’ye saldırarak mafyoz gençliğin oyuna talip olacak. HDP’ye bir iyilik düşünülüp, zararı karşılanır artık. İzleyen aylarda… Özerklik mözerklik, Kürdistan falan; yayılmacının Ortadoğu, Kafkasya planları zora girmemeli. Bunlar sahne dışı kalırsa kimlerle yürütülecek? Çok şükür tümünün yan kuruluşları da var: AKP’nin SADAT’ı, SETA’sı, HDP’nin PKK’si, Sevr sevdalısı gençlik kolları, MHP’nin evvel Allah ülkü ocakları, öfkeli çocukları… Ne denli benziyorlar değil mi? AKP ile MHP’nin zaman zaman “terörist” arayışına çıkmaları ise ayrıca evlere şenlik. Çok güldürüyorlar.

Gülmece bir yana, gerçekten de haksız, hukuksuz uygulama değil mi Gergeroğlu’nun başına getirilenler? Tam da öyledir. Peki, insana sormazlar mı, daha iki gün önceye kadar nelerine güvenip de birlikte oldunuz, Cumhuriyet yıkımına giriştiniz? Bakın bir zararsız haber twiti paylaşımından başınıza neler getirdiler. TSK çökertilirken AKP iyiydi, Andımız kaldırılırken, çözüm, barış… süreçleri, İmralı, Habur, Diyarbakır (onların deyişiyle Amed) Meydanı, Oslo, Dolmabahçe antlaşması!, lahmacun, peşmerge, valilere, “karışmayın” buyruğu… derken AKP iyiydi, FETÖ casusluk, kıyım şebekesi bir sorun değildi… ABD’nin, CIA’nın operasyon yayın organı Taraf gazetesi HDP’lilerin de tutkuyla bağlandıkları kâğıt tomarıydı; çok severlerdi merhumu. Ne zaman ki AKP, kayan oy tabanını durdurmak için belleksiz seçmenine “şiddetli” milliyetçi numaralar çekmeye başladı, bu amaçla da Kürtçü siyasetçiyi şamar oğlanı yaptı, AKP kötü oldu. Oysa elbirliğiyle yıktıkları altında laik, uygar, çağdaş insanlarımız kaldı. Nasılsa üçü de derebeyleriyle, şeyhlerle, şıhlarla, tarikatlarla al gülüm ver gülüm hallerindeler.

İlk gününden bugüne “Tehlikenin farkında mısınız?” diye soran, uyaran, “halklar diye parsel parsel ayırmayıp tüm ulusun derdiyle dertlenen, örgütüne üye olup, ödentisini ödeyen, okuyan, ne kadar olduysa yazan Atatürkçülerin, iyi biliyoruz ki ilk günde de sözkonusu partilerin / partililerin ağzında lakabı postalcı, darbeci, Kemalist diktatörlük yanlısı, laikçi teyze, jakoben, tepeden inmeci, faşist… idi bugün de öyledir.     

Ne düşünmemiz bekleniyor?            

Diğer Yazılar