Mansur Yavaş’a Açık Mektup

Mansur Yavaş’a Açık Mektup

Mahmut Aslan yazdı:
“Bu mektubu yazdığım için çok kızanlar olacaktır. Ama ben ve benim gibi aklını üç beş ihaleye, makam ve mevkiye teslim etmeyenler bunları yazmazsa ilerde hep beraber daha çok üzülebiliriz. Bir 25 yıl daha siyasal İslamcı gerici yönetimlerle yönetilmeye hiçbirimizin tahammülü yok.”

Herkesi memnun edelim dersek, mümkün olsun, hepsi memnun olsun, ama biz bir maksadı temin etmiş olmayız. İdare-i maslahatçılar esaslı bir inkılap yapamaz. Bugünkü sefalet ve rezalet içinde esasen kimseyi memnun etmeye imkân yoktur. Memleket mamur, millet zengin olduğu zaman herkes memnun olur.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk

Sayın Yavaş,

Bu mektubu size verdiğimin oyun takipçisi olmam, vicdani sorumluluğum ve demokratik solculuğumun gereği olarak yazıyorum. Demokratik solculuğum derken bakmayın siz Kemal Bey’in sağ-sol kalmadı demesine mensubu olduğumuz Cumhuriyet Halk Partisi tarihi ortanın solundan, demokratik sola uzanan bir süreç izler. Bu sürecin sonucunda da CHP tüzüğünün ikinci maddesinde bu durum somutlaşmıştır.

Günümüzde pek mektup yazılmıyor ve mektup yazan milletvekillerine Kemal Bey kızıyor ama mektup yazmak güzel bir gelenektir. Tarihe not düşme açısından da yararlıdır.

İKİ YILDIR TATMİN EDİCİ ÇALIŞMA YAPILMADI

Sayın Yavaş, seçilmenizin üzerinden neredeyse iki yıl geçmesine rağmen, az çok belediyecilik bilenleri tatmin edecek bir belediyecilik çalışması yapamadınız. CHP’li belediyelere bu dönem de yapılan baskıların sığınmanız gereksizdir. Çünkü bugün sizlere yapılanların daha fazlası 1970’li yıllarda AP’den belediyeleri alan CHP’li belediyelere yapılmıştır.  Ancak o şartlarda yapılan toplumcu belediyecilik tarihe altın harflerle geçmiştir. Bu konuda özellikle dönemin İstanbul Belediye Başkanı Ahmet İsvan’ın anıları okumanızı salık veririm.

Yalçın Küçük’ün dönekler “Ortodoks” olur diye bir tezi vardı. Biz bu sözün doğruluğu AKP kadrolarına geçen birçok siyasal dönekte görmemize rağmen, siz bu tezi çürütüyorsunuz.  Çünkü Ankara Anakent Belediyesinde 25 yıldır siyasal İslamcı kadrolara karşı direnen Atatürkçü, yurtsever, demokratik solcu kadroyu görmezden geliyor ve onların emeğini ve direnişini yok sayıyorsunuz. İki yıldır halkın aklında kalacak bir belediyecilik yapamamanızın arkasında liyakatsız, iş bilmeyen Türk İslamcılığının en gerici unsurları olan BBP geleneğinin kadroları ile iş tutmanız bulunuyor. Belki de belediyenin her katında yapılandan eski belediye başkanı İ. Melih Gökçek’in haber alması bu sebepledir. Oturduğunuz koltuk nüfus itibari ile küçük olan Beypazarı Belediyesi koltuğu değil ülkenin Başkent’ini yöneten koltuktur. Bu koltuğu dar kadrolar ile yönetmeye devam ederseniz iş yapamazsınız. Çünkü atadığınız daire başkanlarının bilgi birimi, liyakatı bu kenti yönetmeye ve biz cumhuriyet yurttaşlarını memnun etmeye yetmez.

Mansur Bey,

Yolsuzlukların üstüne gittiğinizi söylüyor ve hatta bazılarını mahkemeye veriyorsunuz. Peki, mahkemeye verdiğiniz bazı isimleri neden hala daire başkanı kadrosunda tutuyorsunuz? İsim istiyorsanız Melih Gökçek döneminde kiralandığı halde çok az kullanılan ve çok fazla bedel ödenen helikopter kiralamasının altında imzası olan Dış İlişkiler Daire Başkanınız Ramazan Kabasakal’a bakabilirsiniz. Kabasakal’ı bir tarikata yakın olduğu için o koltukta tuttuğunuz söylentisi de parti kamuoyu tarafından dinlendirilmeye başlamıştır.

İHALELER ESKİ FİRMALARA VERİLMEYE DEVAM EDİYOR

Evet, yolsuzlukların üstüne gittiğinizi söylüyorsunuz.  Buna rağmen eski belediye başkanı zamanında ihaleleri alan firmalar nasıl oluyor da bu dönemde de ihaleleri almaya devam ediyor merak içindeyim. Bu durumu da örnekleyelim isterseniz. Geçtiğimiz günlerde twitter adresinden Önder Algedik’in belgeleri ile açıkladığı “Salgına rağmen 4,5 milyon tonluk rekor asfalt ihalesine çıkan Ankara Büyükşehir Belediyesi işi Söğüt inşaata vermiş.” twit dizisine bakabilirsiniz. Kim bu Söğüt İnşaat diye bakıldığında ODTÜ yolunda binlerce ağacı kesen AKP’ye yakın firma olduğu görülmekte. Şimdi içinizden, “ihaleler açık, en iyi teknik donanım, alt yapı onlarda girip ihaleyi alıyorlar kardeşim” dediğinizi duyar gibi oluyorum. Çünkü bu ihalelerin neden bu firmalara verildiğini sorsam bu cevabı alıyorum. Bu kafa ile ihaleler verilmeye devam ederse ilerde “sizin gibi dostları” ile iktidar olacağını söyleyen CHP, bugün beşli çete diye kızdığı kişilere merkezi iktidarın bütün ihalelerini vermeye devam eder. Çünkü onlarda bütün ihaleleri alabilecek teknik alt yapıya sahipler diyecektim ki ne göreyim ihaleye giren Söğüt İnşaat 26 firma içinden en iyi teklifi veren 14 şirketmiş. Bu ihale işleri tarafınızca kontrol edilmiyor mu?

Mansur Bey, yaptıklarınıza belki de CHP’nin üst kadrolarından ses gelmiyor. Bu kadrolara Kemal Bey tarafından size karışmama emri de verilmiş olabilir. Ancak Kemal Bey, siz ve diğer CHP’nin üst kadrolarını elinde tutanlar şunu unutmasın ki Cumhuriyet Halk Partisine oy veren seçmen diğer siyasal İslamcı ve ülkücü seçmene benzemez. Yapılanları takip eder ve görmek istediği gibi bir siyaset görmez ise de bunun cezasını sandıkta keser. 1999’daki partinin baraj altında kalması ve Ekmeleddin vakasındaki “sandığa tıpış tıpış” gitmeme de siyasal tarihimizdeki örnekler sayılabilir.

Şimdi bu mektubu yazdığım için çok kızanlar olacaktır. Ama ben ve benim gibi aklını üç beş ihaleye, makam ve mevkiye teslim etmeyenler bunları yazmazsa ilerde hep beraber daha çok üzülebiliriz. Bir 25 yıl daha siyasal İslamcı gerici yönetimlerle yönetilmeye hiçbirimizin tahammülü yok.

Saygılar.

Diğer Yazılar