Marksçı Klasiklerin Öncüsü İlhan Erdost

Marksçı Klasiklerin Öncüsü İlhan Erdost

Günay Güner yazdı:
“Devrimin başkenti Ankara’da hiç kapanmayan kitabevidir “İlhan İlhan.” Sönmeyen yanarcadır. Her 7 Kasımda pırıl pırıl, güneş gibi, ay gibi gençler sıra olurlar; İlhan Ağabeylerinin anısına kitap alırlar. Onların bilincinde yaşar, sevdasında ışır Erdostlar.”

Kasımlar iki yiğidi uğurlayışımızın ayıdır; Mustafa Kemal Atatürk ile İlhan Erdost. Türk Devriminin, Bağımsızlık Savaşının önderinin yarattığı aydınlanmayı ileriye taşımaya, koruyup geliştirmeye, devrimin asıl sahibi emekçi sınıflar yararına olan özünü güçlendirmeye çalışırken, 12 Eylül 1980 faşistlerince, 7 Kasım 1980’de işkenceyle öldürülen İlhan Erdost, ağabeyi Yazar-Ozan-Ressam Muzaffer Erdost’la birlikte, büyük bir adanmışlık bilinci içinde çalıştı. Erdostlar, kırklı yıllarda yaklaşık beş yüz doğu-batı klasik yapıtının çevrilmesi hareketini, bilim demek olan Marksçı klasikleri Türk ekinine kazandırarak taçlandırdılar. Yalnızca Marksçı klasikler mi? Kurduğu Onur Yayınları’nın ilk yayımladığı kitaplardan biri C.Darwin’in İnsanın Türeyişi adlı klasik yapıtıdır.

İlhan Erdost ağabeyiyle yönettiği Sol Yayınları’nın da birikimli, özenli, güçlü kişiliğidir. Her yapıt onun denetiminden, incelemesinden geçer.  Muzaffer Erdost’la bir güzel bütündürler. M. Erdost Yön dergisinde yayımlanacak olan Şemdinli Röportajı’nı, 1963’te askerliği sırasında yazarken, 12 Mart 1971 faşizm döneminde cezaevinde Osmanlı mülkiyet düzeni üzerine çalışırken gereksinim duyduğu her kaynağı bulup ulaştıran İlhan Erdost’tur. Adliye koridorlarında, canlarını hedefleyen faşist saldırılarda, ne acıdır ki öldürülürken birliktedirler. Muzaffer Erdost, adına İlhan’ı kattı; Muzaffer İlhan Erdost oldu. 25 Şubat 2020’de aramızdan ayrıldığı güne değin İlhanının, İlhanımızın acısıyla yaşadı. Yanındaki ranzaya uzatılan kardeşine “İlhan İlhan…” çığlıklanışı ömrünce sürdü. İlhan Erdost 12 Eylül faşizminin öldürdüğü, işkence ettiği tüm canların simgesidir.

Devrimin başkenti Ankara’da hiç kapanmayan kitabevidir “İlhan İlhan.” Sönmeyen yanarcadır. Her 7 Kasımda pırıl pırıl, güneş gibi, ay gibi gençler sıra olurlar; İlhan Ağabeylerinin anısına kitap alırlar. Onların bilincinde yaşar, sevdasında ışır Erdostlar.    

Diğer Yazılar