#BENİMİÇİNCUMHURİYET

#BENİMİÇİNCUMHURİYET

Yüksel Işık yazdı:
“2. Yüzyılımızın Cumhuriyeti, özgürlükçü, demokratik ve evrensel laikliği ilke edinmiş; kimsesizin kimsesi olabilen; kimseyi ötekileştirmeyen; herkesin kendisini ifade edebilmesinin güvencesidir.”

Cumhuriyet 97 yaşında!

Kutlu olsun.

Kuruluşundan beri pek çok zorlukla karşılaştı.

Kadroları, Osmanlı’dan devşirilmişti.

Nihayetinde eskinin “zihinsel kalıntıları“nın yeniye sirayet etmemesi düşünülemez.

Tarihin tecrübesiyle sabittir ki geçmiş, hemencecik geçmişte kalmaz!

Zihinsel dönüşüm, gerçek dönüşümü takip eden; dolayısıyla sonradan gerçekleşen bir şeydir.

Sözcüğün tam anlamıyla “alt yapı, üst yapıyı belirler”.

Kuruluş öncesinde korakor yürütülen kurtuluş mücadelesi tarihinden de biliyoruz ki bir yandan “Millet Egemenliği” bayrağı açılırken, hemen yanı başlarında “mandacılar” konumlanmışlardı.

Padişah ve şurekası, İngilizlerle; pek çok okumuş yazmış ise ABD mandası ile kurtuluşun mümkün olabileceğini propaganda ediyorlardı.

Kemal Atatürk, “efendiler, yarın Cumhuriyet’i ilan ediyoruz” dediği ana kadar ve hatta sonrasında dahi “saltanat” hayali kuranlar vardı.

CUMHURİYETİN TAŞIYICI KOLONLARINI SAHİPLENMEK!

Önemli bir kısmı sonradan tasfiye edilse de onların pek çoğu, Cumhuriyet’in kuruluş sürecinde de yer almışlardı.

İşte o damar, elinin kuvvetlendiği anlarda Cumhuriyet fikrinin altını boşaltmak için elinden geleni ardına koymadı.

Cumhuriyet’in taşıyıcı kolonları” denebilecek devrimci atılımları kadük bırakanlar; Cumhuriyet fikri ile yurttaş arasındaki illiyet bağını yalan yanlış bilgilerden ibaret tuzaklar kuranlar onlardır.

Bu yazının sınırlarını aşmakla birlikte Halkevleri gibi, Köy Enstitüleri gibi varlıklarıyla iktidar fikrini gökyüzünden yeryüzüne indirme çabası içinde bulunan kurumları kapatanlar da onlardır.

Hiç kuşkusuz bu sürece boyun eğenlerin de vebali büyüktür!

Gelelim meramıma!

“Geçmişe ağlamak fayda vermez.”

GEÇMİŞİN IŞIĞINDA GELECEĞİN CUMHURİYETİNİ İNŞA ETMEK!

Bize düşen, geçmişten çıkartacağımız derslerin ışığında geleceğin Cumhuriyetini inşa etmektir.

Geleceğin Cumhuriyeti, elbette kucaklayıcı, kapsayıcı olmalıdır.

Geleceğin Cumhuriyeti, din, dil, inanç, ırk gibi farklılıklarımızı zenginlik olarak bir içeriğe sahip olmalıdır.

Geleceğin Cumhuriyeti, amasız fakatsız demokrasi ile taçlandırılmalı; demokrasi de gerçek içeriğiyle yani katılımcılık, şeffaflık ve hesap verebilirlik ile yeniden tanımlanmalıdır.

Kısacası 2. Yüzyılımızın Cumhuriyeti, özgürlükçü, demokratik ve evrensel laikliği ilke edinmiş; kimsesizin kimsesi olabilen; kimseyi ötekileştirmeyen; herkesin kendisini ifade edebilmesinin güvencesidir.

Mümkün mü?

Elbette!

#BenimİçinCumhuriyet işte böyle bir şeydir!

Bu duygular içinde kurtuluşa ve kuruluşa önderlik eden Kemal Atatürk ve mücadele arkadaşlarını saygıyla anıyor; Cumhuriyetin 97. Yaşını kutluyorum.

Diğer Yazılar