Cumhuriyet ve Sol

Cumhuriyet ve Sol

Doğan Ergenç yazdı:
“Bugün Cumhuriyet kazanımlarından geriye ne kaldı? Açık söylemekte fayda var: Türkiye’nin aydınlanma, modernleşme sürecini tersine çevirmeye çalışanlar cumhuriyetin kazanımlarını bir bir ortadan kaldırmıştır. Cumhuriyet kazanımlarının altının oyulduğu bir süreçte sosyalist sol bu kazanımlara sahip çıkmalıdır.”

Solun cumhuriyetle olan ilişkisi yakın tarihimizin en çok tartışılan konularından biri olmuştur. Bu konu sadece sosyalist çevreler arasında değil, İslamcı, muhafazakâr, milliyetçi, liberal ve Kürt siyasetine yakın çevreler arasında da tartışılmıştır.

Solun cumhuriyetle olan ilişkisi söz konusu olduğunda üç aşağı beş yukarı görünen şudur: Sol, 1920’li yıllardan 1970’li yılların sonuna kadar şu ya da bu ölçüde cumhuriyet kazanımlarına sahip çıkan bir çizgi tutturmuştur. Örnek olsun, Türkiye sosyalist hareketinin önde gelen isimlerinden Hikmet Kıvılcımlı ”Cumhuriyet Bayramı Nedir?” başlıklı yazısında şunları söylüyor:

”Mustafa Kemal, Türkiye’nin yüzyıllardan beri iki büyük kahredici gücü, iki büyük lanetleme gücü ezdiğini haykırdığı gün, Türkiye Büyük Millet Meclisinin gönderine ilk cumhuriyet bayrağını çekmişti… Bu iki kahredici, lanetleme, baş belası güç neydi? Mustafa Kemal’e göre; birisi Emperyalizm, öteki Saltanat’tı.” (1)

Şu sözler ise 68’in gençlik önderlerinden Mahir Çayan’a ait:

‘’Kemalizm, küçük-burjuvazinin en sol, en radikal kesiminin milliyetçilik tabanında anti-emperyalist bir tavır alışıdır. Bu yüzden Kemalizm soldur; milli kurtuluşçuluktur. Kemalizm, devrimci-milliyetçilerin, emperyalizme karşı aldıkları radikal politik tutumdur.’’ (2)

Şimdi soralım: Sosyalist solun cumhuriyet kazanımlarına ve Kemalizme şu ya da bu ölçüde olumlu bakmasının nedeni nedir? Bize göre bunun iki nedeni vardır. Birinci neden Kemalizmin anti-emperyalizm anlamına gelmesidir. İkinci neden ise Marksist tarih görüşüdür. Bu tarih görüşüne göre modern toplum, geleneksel ya da feodal toplumdan daha ileri bir aşamayı temsil eder. Feodalizmden kapitalizme, ümmetten millete, teokrasiden laikliğe, saltanattan cumhuriyete, tarım toplumundan endüstri toplumuna geçiş sosyalizmin koşullarını oluşturması bakımından bir ilerleme anlamına gelir. Böyle bir tarih görüşünden yola çıkan sosyalist sol cumhuriyet kazanımlarına sahip çıkmıştır.

Kuşkusuz Kemalizmi bir tür sosyalizm olarak gören, Kemalizme ”anti-kapitalist” ya da ”kapitalist olmayan yol”cu özellikler atfeden yaklaşımlar da mevcuttur. Daha çok ”üçüncü dünyacı” olarak tanımlayabileceğimiz çevreler bu tür bir Kemalizm yorumuna sahiptir.

Uzatmayalım, Şefik Hüsnü’den Hikmet Kıvılcımlı’ya, Mihri Belli’den Mehmet Ali Aybar’a kadar sol cumhuriyet kazanımlarına sahip çıkmıştır.

Peki, ne olmuştur da bazı sol çevreler cumhuriyet kazanımlarını önemsemez bir çizgiye gelmiştir? Bize göre solun özellikle 1980’li yıllardan sonra cumhuriyet kazanımlarına burun kıvırmasının nedenleri şunlardır:

1. Kemalizm ya da Atatürkçülük adına yapılan askeri darbeler solun anti-Kemalist bir çizgiye sürüklenmesine neden olmuştur.

2. Özellikle 1990’lı yıllarla birlikte post-modern tezler ortalıkta dolaşmaya başlamıştır. Bu süreçte ulus devlet, resmi ideoloji, modernleşme süreci, Kemalizm yoğun bir saldırıyla karşı karşıya kalmıştır. Dahası, büyük anlatıların sonu getirilmiş, kimlik siyaseti, çok-kültürcülük, aydınlanma karşıtlığı almış yürümüştür. Kim ne derse desin, Türkiye sosyalist hareketi post-modern tezlerden şu ya da bu ölçüde etkilenmiştir. Sosyalist hareketin cumhuriyet kazanımlarına burun kıvırmasının nedenlerinden biri de budur.

3. Sol liberal ya da sivil toplumcu çevrelerin anti-Kemalist tezleri de Türkiye sosyalist hareketini etkilemiştir. Türkiye tarihini devlet-toplum ya da merkez-çevre karşıtlığı üzerinden okuyan bu anlayışa göre bütün kötülüklerin, aksaklıkların, yanlışların kaynağında cumhuriyet vardır. Demokrasi kusurluysa, sivil toplum cılız kalmışsa, özgürlükler kısıtlıysa, darbeler yapılmışsa bunun tek sorumlusu Kemalist vesayet rejimidir. Özellikle akademide etkili olan bu tezlerden bazı sosyalist çevrelerin de etkilendiğini söylemek mümkündür.

4. Ayrıca Kürt siyasi hareketinin ulus devlet karşıtı söylemleri de bazı sosyalist çevrelerin anti-Kemalist bir çizgiye sürüklenmesinde önemli bir rol oynamıştır.

Son olarak şunu soralım: Bugün Cumhuriyet kazanımlarından geriye ne kaldı? Açık söylemekte fayda var: Türkiye’nin aydınlanma, modernleşme sürecini tersine çevirmeye çalışanlar cumhuriyetin kazanımlarını bir bir ortadan kaldırmıştır. Cumhuriyet kazanımlarının altının oyulduğu bir süreçte sosyalist sol bu kazanımlara sahip çıkmalıdır. Daha eşit, daha adil, emekten yana bir cumhuriyet için mücadele edilmelidir. Dinci gericilik, gökyüzünden yeryüzüne inen egemenliği tekrar gökyüzüne çıkarmaya çalışmaktadır. Hal böyleyken bu toprakların en büyük aydınlanma devrimine burun kıvırmanın bir anlamı yoktur.

Kaynakça:

 (1)  https://www.hkp.org.tr/cumhuriyet-bayrami-nedir/

 (2)  Mahir Çayan, Bütün Yazılar, Eriş Yayınları, 2013, s. 289

Diğer Yazılar