İlerici Enternasyonal

İlerici Enternasyonal

Doğan Ergenç yazdı:
Bu hareketin reformist bir görüntü verdiği doğrudur. Ancak reformist olduğu gerekçesiyle bu harekete düşmanca yaklaşmak ya da bu harekete karşıdevrimci yakıştırması yapmak yersizdir, gereksizdir.

Noam Chomsky, Yanis Varufakis, Naomi Klein, Bernie Sanders gibi isimlerin içinde yer aldığı İlerici Enternasyonal geçtiğimiz günlerde kuruldu. Neo-liberalizmin kriz içerisinde olduğu, sağ-popülist partilerin ve otoriter eğilimlerin güçlendiği bir dönemde dünyanın bütün ilericilerine birleşme çağrısı yapan bir hareketin kurulması elbette oldukça önemli bir gelişme.

Peki nedir İlerici Enternasyonal? İlerici Enternasyonal’in bileşenleri nasıl bir dünya istemektedir?

En başta şunu söyleyelim: Bu hareketin çağrıcısı olan, harekete kaynaklık eden başlıca iki kurum var: DIEM25 ve Sanders Enstitüsü. Bu iki kurumun programına bakarak İlerici Enternasyonal’in nasıl bir politika izleyeceği konusunda fikir edinebiliriz.

DIEM25’e üye olan partilerin en başta gelen önerilerinden birinin yurttaşlık geliri uygulaması olduğunu söyleyebiliriz. Her yurttaşa temel bir gelir sağlamayı amaçlayan bu uygulama özellikle koronavirüs salgınıyla birlikte daha da çok gündeme gelmeye başladı. Yurttaşlık geliri gibi önerilerin kapitalizmin sınırlarının dışına çıkan öneriler olduğunu söylemek elbette mümkün değil. Ama yine de bu tür uygulamaların kısmen de olsa sosyal adaleti sağlayacak uygulamalar olduğunu söylemek mümkündür.

Gelelim Sanders Enstitüsü’ne… Sanders Enstitüsü’nün çizgisini anlamak için kendisini demokratik sosyalist olarak tanımlayan Bernie Sanders’ın nasıl bir programı savunduğuna bakmamız gerekiyor. Sanders Demokrat Parti’nin başkanlık ön seçimi sürecinde kamucu, emekten yana bir kampanya yürüttü. Bu süreçte asgari ücret artışı, parasız sağlık, parasız eğitim gibi önerileri oldu. Bu önerilerin kapitalizmin sınırlarının dışına çıktığını söylemek elbette mümkün değil. Ancak Sanders’ın bu programının özellikle 1990’lı yıllarla birlikte öne çıkan ve birçok sosyal demokrat partinin benimsediği Üçüncü Yolcu, sosyal liberalizm yanlısı programlardan da önemli ölçüde ayrıldığını söyleyebiliriz.

Bu iki kaynaktan yola çıkarak şunların altını çizmek mümkün:

1. İlerici Enternasyonal’in manifestosunda her ne kadar ‘’post- kapitalizm’’ vurgusu yapılmış olsa da hem harekete öncülük eden kurumların hem de bu hareketin önerilerinin kapitalizmin sınırlarının dışına çıkamadığını görüyoruz.

2. Belki henüz erken ama illa bir tanım yapacaksak, bu hareketi demokratik sosyalist ya da sosyal demokrat bir hareket olarak tanımlayabiliriz.

Peki sosyalist sol bu harekete nasıl bakmalı?

Sosyalist sol içerisinde kimi çevreler şimdiden bu hareketin hasmı olmuş durumda. Bu çevreler İlerici Enternasyonal’in reformist, liberal ve hatta karşıdevrimci bir çizgide olduğunu söylüyor. Bu hareketin reformist bir görüntü verdiği doğrudur. Ancak reformist olduğu gerekçesiyle bu harekete düşmanca yaklaşmak ya da bu harekete karşıdevrimci yakıştırması yapmak yersizdir, gereksizdir.

Açık söylemekte fayda var: Bir hareketin içinde yer almamakla o harekete düşman olmak arasında ciddi bir fark vardır. Sosyalist solun kimi kesimleri reformist olduğu gerekçesiyle bu hareketle arasına mesafe koyabilir, bu normaldir. Fakat reformizm umacısı yaratıp her Allah’ın günü bu tür hareketlere kahretmenin de bir anlamı yoktur. Hele hele eşitsizliklerin, otoriterliğin her yanımızı sardığı bir dönemde başka bir dünya isteyen, içinde bulunduğumuz düzeni şu ya da bu ölçüde eleştiren hareketleri elimizin tersiyle itmenin hiç anlamı yoktur.

Diğer Yazılar