Kapatılan Sınırlar, Gaz Bombaları, Mermiler ve Şimdi Corona (Covıd-19)

Kapatılan Sınırlar, Gaz Bombaları, Mermiler ve Şimdi Corona (Covıd-19)

Şafak Yüca yazdı:
“Evlerinde, iş yerlerinde, sınır kapılarında, geri gönderme merkezlerinde ve kamplarda COVID-19 virüsünün bulaşmasını veya yayılmasını önlemek için gerekli kuralları uygulayabiliyorlar mı, hiçbir bilgimiz yok.”

Suriye’de iç karışıklık 15 Mart 2011’de başladı. Türkiye, uyguladığı açık kapı politikasıyla Suriyeli sığınmacıları geçici koruma statüsünde kabul etti.

Suriyeliler Avrupa’ya geçiş kapısı olarak gördükleri Türkiye’ye göç ettiler.

Bu esnada bölgede varlığını güçlendirmekte olan IŞID savunmasız insanları hedefine aldı, pek çok sığınmacı IŞID tarafından kaçırıldı. Türkiye’ye ulaşabilenler savaş koşullarından kurtulsalar da açlıktan, işsizlikten ve fırsatçılardan kurtulamadılar.[i]

Avrupa’ya geçmek istedikleri sırada zorlu yolculuklarda canlarından oldular. BM raporuna göre 2018’de Suriyelilerin de aralarında bulunduğu 2.275 mülteci Akdeniz’de hayatını kaybetti.

2020 yılının Mart ayında sınır kapısında tutulamayan sığınmacılar Yunanistan’a ve Bulgaristan’a doğru harekete geçti. Sayıları 30 bini bulan sığınmacılar Yunan silahlı güçlerinin mermileriyle karşı karşıya kaldılar. 22 yaşındaki Muhammed Aymed hayatını kaybetti, 6 kişi de yaralandı.

Kendi ülkelerindeki kurşunlardan kaçarken gitmek istedikleri ülkelerin kurşunlarına hedef oldular.

Şimdi de bir başka tehlike var kapılarında. Tüm dünyayı kasıp kavuran corona virüsüne karşı en savunmasız grup göçmenler.

Geride bıraktığımız Mart ayı verisine göre Türkiye’de kayıtlı 3 milyon 587 bin 779 Suriyeli sığınmacı bulunuyor. Bunların 1 milyon 657 bin 936’sı 18 yaş altı çocuklardan oluşuyor. Corona virüsü karşısında risk grubu içerisinde olan 60 yaş üstü sığınmacı sayısı ise 132 bin 294.[ii]

Sığınmacılar için oluşturulan kamplarda konaklayan sayısı gittikçe azalıyor. 2018 yılında 228.251 kişi kamplarda kalıyorken, 2019 yılında 143.558 kişiye düştü. Kamplardaki mevcut duruma göre sığınmacı sayısı 63.948.[iii]

Bu durum bize sığınmacıların kendi imkânlarıyla yaşamlarını sürdürmeye çalıştıklarını gösteriyor. Dolayısıyla çalışmadıkları vakit hayatlarını nasıl sürdürecekleri belirsiz.

Evlerinde, iş yerlerinde, sınır kapılarında, geri gönderme merkezlerinde ve kamplarda COVID-19 virüsünün bulaşmasını veya yayılmasını önlemek için gerekli kuralları uygulayabiliyorlar mı, hiçbir bilgimiz yok.

Virüs salgınına karşı kendilerini koruyabilmeleri için yeterli beslenmeye, temiz bir yaşam alanına ve tıbbi desteğe ihtiyaçları var mı?

Suya ve sabuna erişim imkânları var mı?

İş yerlerinde gerekli tıbbi önlemler alınıyor mu?

60 yaş üstü sığınmacıların sokağa çıkmadıkları vakit geçimlerini nasıl sağlıyorlar?

Bilmiyoruz.


[i]DENİZ, A. Çağlar, EKİNCİ, Yusuf ve HÜLÜR, A. Banu, Bizim Müstakbel Hep Harap Oldu: Suriyeli Sığınmacıların Gündelik Hayatı: Antep-Kilis Çevresi, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, İstanbul, 2016, s.53.

[ii] https://multeciler.org.tr/turkiyedeki-suriyeli-sayisi/

[iii] https://www.goc.gov.tr/gecici-koruma5638                                                      

Diğer Yazılar