Sermayeye Destek, Emekçiye Vaat

Sermayeye Destek, Emekçiye Vaat

Hasan Macit yazdı:
“Tarım kesiminin şu ana kadar ödenmeyen 2019 yılı destekler acile ödenmeli. Desteklerin ödenmesi piyasaya canlılık getirecek, küçük esnafın rahatlamasına neden olacaktır. Ayrıca krizden etkileneceği düşünülen sektörlere uygulanacak kolaylıkların ve kredilerle ilgili düzenlemelerden tarımsal işletmelerin de yararlanması sağlanmalıdır.”

Son günlerde, dünyanın gündemi koranavirüs (COVID-19) oldu.

Tüm dünyada yayınlanan yazılı ve görsel basında, sosyal iletişim kanallarında ana gündem, koranavirüs (COVID-19).

Koranavirüs (COVID-19) ile yatıp, koranavirüs (COVID-19) ile kalkılıyor.

Çin’in Hubei Eyaleti, Wuhan kentinde ortaya çıktığı tespit edilen koronavirüs (COVID-19) hızla dünyaya yayılarak varsıl yoksul insan ayrımı yapmadan insanların sağlığını tehdit eder duruma geldi. Oysaki bazı salgınlar, varsıl veya yoksul insan ayrımı yapar. Açlık yoksulları öldürürken, varsıllara dokunmaz…

Açlıktan ölenler hep yoksul insanlardır. Dünya Gıda Programı Genel Müdürü David Beasley “dünyada her 5 ila 10 saniye arasında bir çocuk açlıktan ölmekte” uyarısı ile zengin ülkeleri yoksullara yardım çağırısına duyarsız kaldılar.

Açlık ve yoksullukla mücadelede duyarsız kalan ülkeler, koronavirüs ile mücadele de duyarsız kalamadılar. Çünkü coranavirüs ayrım yapmadan herkesin sağlığını sıkıntıya sokmaktadır.  Ülkeler coranavirüs ile savaşmak için ekonomilerinin büyüklüğüne göre kaynak ayırmaktalar. Basından öğrendiğimize göre; örneğin ABD 850 milyar dolar, Almanya 614 milyar dolar, Fransa 373 milyar dolar, İngiltere 412 milyar dolar, Türkiye 14,2 milyar dolar…

Ülkeler, insanlığın başına bela durumuna gelen bu virüs ile olanakları ölçüsünde savaşmaya, çeşitli önlemler almaya çalışıyor.

İnsan sağlığını korumak adına alınan önlemler, iktidarların önceliklerine göre şekillenmekte. Bazı ülke iktidarları sermayeden yana taraf olurken bazı iktidarlar sosyal boyutuna öncelik vermekteler.

                                                                                              ***

Ülkemizde; koronavirüs ile ilgili Sayın Sağlık Bakanı Koca’nın tespiti “Sorun Küresel, Mücadelemiz Ulusal”  söylemi yerinde ve doğru bir tespit.

Tespit ve söylem doğru ama eylem doğru mu?

Sayın cumhurbaşkanımızın başkanlığında sorunun çözümü ve alınacak önlemlerin belirlenmesi için, 18 Mart 2020 tarihinde Koronavirüsle Mücadele Eş Güdüm Toplantısı yapıldı. Toplantının katılımcılarına bakıldığında, ‘cumhurbaşkanımızın başkanlığında’ söylemiyerine ‘AKP Genel Başkanının başkanlığında’ söylemi daha doğru olacaktır.

Toplantıya bakanlar, ilgili kurumlar ve sivil toplum kuruluşların temsilcileri katıldı. Geniş katılımlı bir toplantı oldu.

Bu kadar geniş katılımlı bir toplantıya bazı önemli işçi ve memur sendikalarının (DİSK, KESK) ve uzmanlık alanı konu ile ilgili olan Türk Tabipler Birliği’nin çağrılmadığını basından öğrendik. Bunun yanı sıra AKP Genel başkan yardımcılarının, grup başkan ve başkanvekillerinin katıldığını öğrendik.

Sorun ulusalsa, ulusu temsil eden tüm kurumların katılımı sağlanmalıydı. AKP yöneticilerinin katıldığı bir toplantıya diğer parti yöneticileri de katılmalıydı.  Çalışan temsilcilerinin katılımında ayrımcılık yapılmamalıydı.

Bu toplantı, Cumhurbaşkanının ettiği yemin ve görevlerine ters düşmüştür.

Sağlık Bakanı Koca’nın “sorun küresel, mücadelemiz ulusal” söylemi eylemde “sorun küresel, çözüm AKP’sel” oldu.

                                                                                          ***

Toplantı sonucunda, Ekonomik İstikrar Kalkanı adı verilen önlemler paketi açıklandı.

Pakettin içeriğinde, dünyada virüse karşı konut kredileri ile düzenleme yapan tek ülke olduğumuz ortaya çıkarken, emekçilere ve tarım kesimine vaat, sermayeye destek çıktı.

Ekonomik İstikrar Kalkanı paketi ile işyerlerinin, muhtasar ve KDV tevkifatı ile SGK primlerinin ertelenmekte. Kredi oranlarının artırıldığı, ödemelerin ertelendiği gibi önlemler alınmakta.

Basından ve çevremizden öğrendiğimize göre birçok işyerinin kapandığını, işçilerin çıkarıldığını öğreniyoruz.

İşten çıkarılan, maaşı kesilen bir işçi temel gereksinimlerini ne ile karşılayacak?

İşten çıkarmalar yasaklanmalı. İşsizlik sigortası ödeneği alabilmek için engeller kaldırılmalı.

Ders ücreti karşılığı çalışan öğretmenler okullar kapalı olduğu için ücret alamayacak. Gereksinimlerini nasıl karşılayacak? Ücretli öğretmenlik hukuksuz ve insani olmadığı için hep eleştirilmişti, Ekonomik İstikrar Kalkanı paketini fırsata dönüştürerek öğretmenlik mesleğinin farklı farklı konumları (sözleşmeli, ücretli, kadrolu) kaldırılarak, hepsi kadrolu yapılmalı.

Koronavirüs salgını süresince vatandaşların, elektrik, su, doğalgaz gibi temel gereksinimlerine ilişkin faturaları devlet ödeneli ve kredi borçları ertelenmeli.

Tarım kesiminin şu ana kadar ödenmeyen 2019 yılı destekler acile ödenmeli. Desteklerin ödenmesi piyasaya canlılık getirecek, küçük esnafın rahatlamasına neden olacaktır. Ayrıca krizden etkileneceği düşünülen sektörlere uygulanacak kolaylıkların ve kredilerle ilgili düzenlemelerden tarımsal işletmelerin de yararlanması sağlanmalıdır.

Nimet paylaşımı sadece sermayeye değil, külfete ortak olan tüm kesim toplum kesimleri nimete de ortak olmalı.

Zor süreçleri, ulusal birlik ve bütünlüğün sağlanması ile aşabiliriz.

hasanmacit@gmail.com

Diğer Yazılar