Sıramızı Gönüllü Bir Şekilde Savmaya Razıyız

Sıramızı Gönüllü Bir Şekilde Savmaya Razıyız

Ferhat Eroğlu yazdı:
Liberal sol, liberaller, Kürt Hareketine hizmete amade sosyalistler neyden nefret ediyorlarsa Kemalistleri onunla suçladılar. Neye karşılarsa Kemalistleri kafalarında oraya yerleştirdiler. İstemedikleri ne varsa Kemalistleri oralara kuyruk ettiler. Sol için bedel ödemiş insanlar ölüme sürüklenirken bizim kuşağın solcuları…

Bizim kuşak sağın örtük baskısı ve açık tazyiki altında büyüdü. Cemaat evleri, tarikat yurtları, ocaklar, ağabeyler, ablalar… Etki alanlarında ise ağırlıkla kenar mahallelere konuşlanmış güçlü muhafazakar, pederşahi, hoyrat, iç içe ve bükülse esnemeyip çatır çutur kırılacakmış gibi görünen yaşamlar…

Kemalizm bizim kuşak için belki de sadece 12 Eylül bakiyesi öğretmenler tarafından 28 Şubat döneminin yaklaştığı günlerde ve dönemin tuhaf, sloganlı, gürültülü, baskıcı ortamında duvardaki rengi soluk Atatürk fotoğrafını işaret parmağımız ile gösterip elleri kalbe götürdüğümüz şarkılardaydı. Kemalizm bizim kuşağa eğitimin güçlülüğünden, zayıflığından, imkânlarından ya da sınırlılıklarından gelen bir şey değil mesleğinde son günleri yaşayan, emeklilik planları yapan idealist öğretmenlerden ve aileden devralınan mirastı.

Büyüdüğüm mahallede, okuduğum okullarda Alevi ve memur çocuğu arkadaşlarım dışında Kemalist bir yaşıtım oldu mu hatırlamıyorum. Ama Süleymancı, Ülkücü ve mebzul miktarda Fethullahçı yaşıtlarım vardı mesela. Üniversite yaşantısı da bizim kuşağın Kemalistleri için -mızmızca ve palavra gibi görünebilir ama- ruhen itilip kakılmanın, fikren önemsenmemenin, söylemde gırgır, eylemde burun kıvırmalarla karşılaşmanın yaşantısıydı. Sağa yağdanlık tutmaya teşne liberal solun düşünce alanını işgal ettiği ve sosyalist oluşumlarda Kürt hareketinin öğrenciler ve akademisyenler arasında etkili ve belirleyici olduğu dönemdi.

O günlerde bir “Gezi” çıksa hedeflerinden biri kesinlikle Kemalistleri dalgaya almak olurdu. Sağcı için ismiyle müsemma dinsiz, solcu için ciddiye alınmasına lüzum olmayan gereksizdi Kemalist…

Kısacası 2002 – 2013 arası üniversite okuyan kuşak için “Ben Kemalistim” demek, “ben hıyarım” demek gibi bir şeydi. Ama Ufuk Uras’ın gölgesinden koşmak ya da fraksiyonlarda örgütçülük yapmak tam da ergenliğin emeklilik çağında üniversite okuyan akranlarım için fiyaka sahibi olma araçlarından sayılabilirdi.

Gencecik askerî okul öğrencileri, subaylar, Türkan Saylan, İlhan Selçuk, Mustafa Balbay ve niceleri o malum operasyonlarla yıpratılırken; Anadolu çocuklarından canavarlar yaratan o ucube örgüt Kemalistleri darbeciliğe vagon etmeye çalışırken, Kemalizme saldırmaya ve sağa adanmaya gönüllü solcular hiç vakit kaybetmeden milyon yıl geçse unutulamayacak günaha kendilerini siper ettiler.

Liberal sol, liberaller, Kürt Hareketine hizmete amade sosyalistler neyden nefret ediyorlarsa Kemalistleri onunla suçladılar. Neye karşılarsa Kemalistleri kafalarında oraya yerleştirdiler. İstemedikleri ne varsa Kemalistleri oralara kuyruk ettiler. Sol için bedel ödemiş insanlar ölüme sürüklenirken bizim kuşağın solcuları…

Aslında devam etmek gerekir, ama cümleyi tamamlamak artık üzücü ve güç, çok güç. Bugünlerde kıyıya, köşeye atılan çanaklarda kimlerin parmak izi var, bunlara bakmak lazım. Taraf, Zaman, Samanyolu, Bugün gibi medya organları bu günler gelip geçtiğinde araştırıcıların ilgisini fazlasıyla çekecek, umarım gelecek kuşaklar o zavallı sol için ağıt yakmazlar. Burun kıvırma sırası başkalarına geldi.

Korkmasınlar, Kemalistler onlar kadar vicdansız değil, sırayı savacaklar. Korkmasınlar, aklı başkalarına teslim edip iş işten geçince narkozdan çıkarcasına şaşalamanın tecrübesine başkaları erişemeyecek…

Diğer Yazılar