İyi Niyet, Ütopya ve Distopya

İyi Niyet, Ütopya ve Distopya

Selen Erkan yazdı:

“Hiç düşündünüz mü? Çalışma kaygınız olmadan, alarm kurmadan, yetişme telaşınız olmadan sadece istediğinizi yapıp, istediğiniz yerde, istediğiniz zamanda, istediğiniz insanlarla acaba kaç yıl ya da ne kadar süre sorunsuz yaşayabilirdiniz?”

Bir gün metroda bir çanta bulsanız, etrafınızda kimse de yoksa, o çantayı sahibine ulaştırmak gibi bir iyi niyet göstergesinde bulunur muydunuz? 

Diyelim ki cevabınız evet. Kapıyı size klasik müzik hayranı, orta yaşlı bir piyano öğretmeni açsa ve çantayı ona götürdüğünüz için ne kadar iyi bir insan olduğunuzu söyleyip bir kahve ikram etmek istese evine girer miydiniz?


Gördüğünüz bayan yalnızlıktan dem vurup sizin telefon numaranızı alsa ve gün geçtikçe sizi olması gerektiğinden fazla aramaya başlasa ardından da yemeğe davet etse, siz de ona gidip masayı hazırlarken yardım etme iyi niyetini gösterip salondaki dolabı açtığınızda o gün metroda bulduğunuz çantanın aynısından onlarca olduğunu görseydiniz ne hissederdiniz?


Francesca da “Greta” filmde aynı adlı bayana çantasını götürmeye karar verdiğinde, onun sırf yalnızlığına ortak olsun diye kendisine seçtiği onlarca kurbandan birisi olduğunu nereden bilebilirdi? İnsan iyi niyetinden ötürü pişmanlık duyarsa sonu kendisini suçlamaya kadar varır mı? 


Peki “Truman Show” filmindeki Truman Burbank  bir gün ölen babasını yolda görmeseydi, onlarca yıl yaşadığı adanın kurmaca bir oyun sahnesi olduğunu sorgular mıydı? Ütopyada yaşamasını kurgulayan yapımcılar aslında Truman’ı bir hapiste yaşatmıyor muydu? Bu sebeple Truman düzenin ona biçtiği rolü kabul etmediği noktadan oyundan çıkacaktı. 

İyi niyetiyle yaşamayı tercih eden bir çok insan ütopya hayali kurarken, Kafka’nın “Dava” adlı kitabının protagonisti Joseph K. ne sebeple tutuklandığını dahi bilmiyordu ve distopyanın tam da içindeydi ve son ana kadar umudunu yitirmiyordu. Josepf K. adlı karakter Franz Kafka’nın K harfinden ileri gelir diye düşünenlerin aksine herkesi temsil etmektedir ve herkesin aynı duyguları hissedebileceğinden yola cıkmıs anonim bir karakterdir. 


“Dava”daki Joseph K. tutuklanma sebebini öğrenemediği gibi, sorgulayan insanın direncini kıran sistemin içinde de sıkışıp kalmıştır. Rutin, tekdüze kurallara uyan bir hayat yaşamaktadır. Aslında  bütün mesele; gerçeğin farkında olmak ve durumu kabul etmek ya da itiraz edip debelenmek arasındaki ince çizgiydi. Sonuçta K. sistemin içinde çarkı döndüren insanlardan sadece birisiydi. 


Hiç düşündünüz mü? Çalışma kaygınız olmadan, alarm kurmadan, yetişme telaşınız olmadan sadece istediğinizi yapıp, istediğiniz yerde, istediğiniz zamanda, istediğiniz insanlarla acaba kaç yıl ya da ne kadar süre sorunsuz yaşayabilirdiniz? 


Okurken tahmin edileceği üzere Joseph K. kitabın sonunda ölür…Tam da Kafka’nın hayatın tutsaklığından kurtulmanın çaresi olarak gördüğü gibi. Kitap elbette insanı düşüncelere sürüklüyor fakat oldukça karamsar, sebebi de ancak yazarın yaşam öyküsü okununca anlaşılabiliyor. Biz yine de hayat her haliyle güzel ve yaşanmaya değer diyerek yazımızı Edip Cansever’in dizeleriyle bitirelim. 

“Bütün iyi kitapların sonunda
bütün gündüzlerin,
bütün gecelerin sonunda
meltemi senden esen
soluğu sende olan,
yeni bir başlangıç vardır…”

Diğer Yazılar