Tarımsal Desteklemeler

Tarımsal Desteklemeler

Hasan Macit yazdı:
Tarım ve Hayvancılık sektörünün bütün paydaşlarının, bilim insanlarının katıldığı bir çalışma sonucu, Ulusal Tarım Politikası tespit edilmeli. Tespit edilen politika uzun yıllar uygulanmalı. İktidarlar ana hatlarında değişiklikler yapamamalı…

2019 yılı tarımsal ürünlerin büyük bölümü hasat edildi.

Üretici, kendi gereksinimini karşılayacak kadar ürünü depoladı kalanını da sattı veya satmak için Pazar arayışında.

Bir iki ay sonra da, 2020 sezonu buğday ekimi başlayacak. Başlamasına başlayacak ama daha 2019 tarımsal desteklemeleri açıklanamadı.

Oysaki bundan önceki AKP’li bakan Fakıbaba göreve geldiğinde “desteklemelerimiz ürün ekilmeden önce bildirilecek ve yılda iki kez ödenecek.” Demişti.

Desteklemelerin, ürün ekilmeden açıklamayı bırakın, ekilen ürünün desteği hasadından sonra dahi açıklanamadı.

Çiftçimiz hangi ürüne gereksinim olduğunu, hangi ürünü üretirse ne kadar destekleneceğini bilemeden üretti. Hasat etti ve desteklemelerin açıklanmasını beklemekte.

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan “Ülkemizde küçükbaş hayvan yetiştiriciliğini teşvik etmek için yeni bir destek programını hayata geçiriyoruz. Dişi kuzu ve oğlaklardan damızlık olarak sürüye katılan her bir hayvan için 100 TL destekleme ödemesi yapacağız” açıklamasını 26 Mart 2019 tarihinde Van’da yaptı. Açıklama var, resmiyette uygulama yok. Destek koşulları nedir? Belirsiz.

AKP İktidarında laf bol, uygulama yok!

AKP İktidarının uyguladığı tarım politikası yabancı ülke çiftçisini destekleyip, Türk çiftçisini köstekliyor.

***

Üreticilik zor ve pahalı bir uğraştır. Üretimin desteklenmediği veya doğru desteklenmediği durumlarda üretimden kaçışlar başlar. Yetersiz üretimin sonucu, ülke gereksinimini ithalatla karşılamak zorunda kalır.

Özellikle tarımsal ürün ithalatı, yabancı üreticiyi destekler ve dışa bağıllığı artırır. Kendi üreticimize veremediğimiz kaynaklar yabancı üreticiyi desteklemeye dönüşür.

Tarımsal ürünlerin ithalatı için yurt dışına ödenen kaynak, üretimin önündeki engelleri kaldırmak için kullanılmalı. Böylece daha ucuza ve daha fazla üretim yapılabilir.  Türk çiftçisi üretir, dışa mahkûm olmaktan kurtulur; aynı zamanda da paramız ülke içinde kalır.

Yeter ki çiftçimizin ayağındaki prangaları kıralım. Yabancı çiftçilerle eşit koşullarda üretmesinin önünü açalım.

Tarım ve hayvancılık üretimi yıllık olmayıp uzun sürelidir. Alınan yanlış ve doğru kararların etkisi yıllarca sürer. O nedenle belirlenecek politikalar uzun yılları kapsamalıdır. Örneğin; bu gün yaşadığımız kırmızı et sıkıntısı 80’li 90’lı yıllarda uygulanan yanlış politikalardan kaynaklanmaktadır.

Tarım ve Hayvancılık sektörünün bütün paydaşlarının, bilim insanlarının katıldığı bir çalışma sonucu, Ulusal Tarım Politikası tespit edilmeli. Tespit edilen politika uzun yıllar uygulanmalı. İktidarlar ana hatlarında değişiklikler yapamamalı. 

ABD ve AB ülkelerinde tarım politikaları kolay kolay değişmez. Tarıma ayrılan kaynak Amerika’da 5 yıllık, Avrupa Birliği’nde 7 yıllık dönemler halinde belirlenir. Bu ülkelerin çiftçisi üretimini, tespit edilen tarım politikaları doğrultusunda planlar. Çiftçi önünü görerek ne üreteceğine karar verir.

ABD ve AB tarım politikaları ile Türkiye’nin tarım politikası karşılaştırıldığında, neden tarım ürünlerini ithal eder duruma geldiğimiz ortaya çıkmakta.

Türkiye, Tarımsal Desteklemeleri en azından beşer yıllık tespit edilmeli ve açıklanmalıdır. Çiftçi, yapılan açıklamalar doğrultusunda üretim yapmalıdır.

hasanmacit@gmail.com

Diğer Yazılar