Ahmet Taner Kışlalı’nın Bize Mesajı Var

Ahmet Taner Kışlalı’nın Bize Mesajı Var

Ömer Atagenç Yazdı:
Kışlalı’ya dair sosyal medyada en sık yapılan paylaşımlarından biri “Kemalizm geçmişin bekçiliği değil, geleceğin öncülüğüdür” sözüdür. Anlayana nefis bir mesajdır bu. Ezberlerin ve alışkanlıkların yarattığı ataletten sıyrılıp sadece bugünü değil geleceği de inşa etmek zorunda olan bizler için büyük bir uyarıdır bu…

Doğum gününde Kışlalı’yı anmak tıpkı diğerlerinde olduğu gibi gerçekten anlamakla mümkündür. Kışlalı’nın Kemalizme dair ortaya koyduğu görüşlerin halen güncelliğini koruyor olması bize iki şey anlatıyor. Biri ne kadar ileri görüşlü olduğu, diğeri de hala bıraktığı yerde olmamız… Kışlalı sadece dışarıya değil, içeriye de pek çok mesaj verir. Sadece siyasal İslam eksenli eleştiri yapmaz, döner iğneyi bize de batırır. Bekçi olmayın der, CHP’deki gelişmeleri yakından takip edin der, Kemalizmsiz Atatürk olmaz der, bugünkü gidişatın geleceğinin sinyallerini verir… Uyarıları yerindedir, anlamlıdır, gerçektir… Tıpkı diğer aydınlar gibi silkeler hepimizi, kendimize getirmeye çalışır. Aydın sorumluluğunun 1990’lardaki acı sonudur… Bu yazı sadece “bize”dir…

Kışlalı’ya dair sosyal medyada en sık yapılan paylaşımlarından biri “Kemalizm geçmişin bekçiliği değil, geleceğin öncülüğüdür” sözüdür. Anlayana nefis bir mesajdır bu. Ezberlerin ve alışkanlıkların yarattığı ataletten sıyrılıp sadece bugünü değil geleceği de inşa etmek zorunda olan bizler için büyük bir uyarıdır bu.

Peki nedir bu “geleceğin öncülüğü”?  Yalnızca bize biçilen muhtemel ömür içinde yaşananlara müdahale etmek değildir. Sadece bugünün iktidar-muhalefet denklemi içinde debelenmek değildir. “Hele bizim parti bir iktidar olsun da bakarız sonrasına” diyerek bizi her gün bir adım daha geriye sürükleyen öteleme de değildir. Nedir peki?

Yanıt çok basit: “Eğer Kemalistler yeniden bu ülkede iktidar fırsatına sahip olursa nasıl bir memleket inşa edecekler?” sorusunun peşinden gidebilmektir. Dünyanın gidişatını ulusal sınırların dışına taşarak anlamaya çalışmak, sadece Türkiye’yi değil tüm dünyayı yakından ilgilendiren sorunları bizdeki yansımaları üzerinden sağlıklı bir biçimde analiz edebilmektir. Bizlerle aynı kader paylaşan toplumların nabzını yoklamak, ulusal bağımsızlık zeminini terk etmeden küresel düzeyde mevcut sorunlara kolektif bir akıl inşa edebilmenin yollarını aramaktır.

Başka ne diyor bize Kışlalı?

“Atatürk’e evet Kemalizme hayır” anlayışı ile bir arpa boyu bile yol alınamaz diyor. İçeriksiz bir Atatürk savunusu altında Milli Mücadele ruhunu terk edenlere söylüyor. Kemalizmin miadını doldurduğunu düşünenlere söylüyor. Atatürk’ün siyasal düşüncesinden bağımsız düşünülemeyeceğini söylüyor. Yani her Atatürk diyenin Atatürkçü olmayacağını söylüyor.

Bununla beraber CHP’deki gelişmelere nasıl dikkat çektiğini de hatırlayalım. Kışlalı’nın fazlasıyla paylaşılan bir diğer önemli sözü CHP içinde Kemalizm dışı siyaset yürütülmesi ile ilgilidir. Kışlalı, herkesin Kemalist olmasının zorunlu olmadığını ifade etmekle birlikte CHP içinde yapılacak siyasetin Mustafa Kemal’in tarihsel ve siyasal mirası ile uyumlu olmasına dair de önemli bir mesaj vermektedir. Bu mesajını da dikkate almak zorundayız. Mevcut iktidar ikileminde ve siyasal krizde yarattığımız anlamsız dokunulmazlıklarla CHP ismi gördüğümüz her yeri ve her kişiyi bir fetiş haline getirip politik fedailik yapmanın Mustafa Kemal’e zerre faydası olmadığının bilincinde olmak zorundayız.

CHP’nin yeniden kuruluş sürecinden itibaren Kemalizmin politik mirası ile çelişkili siyasetçi transferleri, ulus-devlet ve devletçilik kavramlarını fazlasıyla zayıflatan yeni açılımları, herhangi bir ilkesel pozisyon almadan gidişata göre tayin ettiği “yeni” yönü mevcut iktidarla birlikte gündemdeki etkisi yitirmiştir. Ancak Kışlalı bizi tam bu noktada oldukça sert bir biçimde uyarıyor: Mesele yalnızca bir iktidar problemi değil aynı zamanda bir kimlik problemidir. Kışlalı yaşadığı dönemde bakanlık seviyesinde temsil ettiği partisinin yaşadığı ideolojik dönüşümü memleketin diğer gündemlerini bahane etmeden tüm açıklığı ile de ortaya koymaktadır.

Kışlalı’nın mesajları halen güncelliğini korumaktadır. O’nu saniyelik sosyal medya paylaşımlarına kurban etmeden bize ne anlatmaya çalıştığını, kitaplarında ve köşe yazılarında ısrarla altını çizdiği vurgularını, Atatürkçülere çizmeye çalıştığı yönü sadece doğum ve ölüm yıl dönümlerinde değil ihtiyacımız olduğu her an zikretmekle yükümlüyüz. Düşüncelerini yirmi yıl sonraya taşımakla, bize verdiği mesajların gereğini yerine getirmekle yükümlüyüz. Kışlalı, memleketin aydın sorumluluğun timsaliyse biz de onların mirasını gerçek anlamda sahiplenmenin ve bu mirası hayata geçirmenin sorumluluğunun parçalarıyız…

Saygıyla, rahmetle…  

Diğer Yazılar