Çağdaşlık ve Koro Kültürü

Çağdaşlık ve Koro Kültürü

Korolar geliştikçe ülkemizdeki müzik hayatı daha da gelişecek ve birbirlerini dinleyen insanların oluşturduğu topluluklar demokrasi ve birlikte yaşama kültürünü ilerilere taşıyabilecektir…

Değişik zamanlar, değişik kültürler, değişik yönelimleri getirir. Bir yıl farklı renkler moda olabilir, bir eşya örneğin bir telefon veya bir otomobil birkaç yıl popüler olabilir.  Ama kültürlü bir toplumun popülerlik kazanmasından daha değerli ne olabilir ki? Günümüzde ülkemizde böyle bir durum söz konusu, daha iyi bir eğitim almak, daha kültürlü olmak yükselen değerler arasında en başta geliyor. Aileler çocuklarının daha iyi bir eğitim alması için ellerinden gelen tüm çabayı gösteriyorlar. Kültür ve sanat eğitiminin olması okullar için özel bir ayrıcalık.

Bu sayede komşularınız ve mahalleniz değil, tüm yaşantınızı geçireceğiniz insanlar ileride daha kibar olacaklar. Çevrelerindeki tüm canlılara, doğaya, ağaçlara saygı gösterecekler. Daha temiz bir gezegen için gereksiz enerji tüketiminden kaçınacaklar. Bu yaşam şekli, tüm şehrimize yayılacak, seyahate çıktığınızda insanlar başka şehirlerde de kendi mahallenizdekiler gibi kibar olacaklar. Dünya hızla çöpten bir gezegene dönerken, yeşeren küresel karşı duruş, tüm dünyaya hakim olacak. Bisikletler, çevreci toplu taşıma imkânları hayatınızı kolaylaştıracak şekilde ve özel ulaşım olanaklarını gereksiz bırakacak kadar gelişmiş olacak.

Bunlar 2219 için değil, kısa vadeli, tüm toplumun öngörebileceği yakınlıkta hedefler olmalı. Bunun bir yolu var, mühendislik çözümler dışında bir yol: toplum bireylerinin sanatla, müzikle, tiyatroyla ilgilenmesi, kitap okuması yolu.

Sanat önce onunla uğraşan insanları, giderek de toplumları aydınlatır. Sanatın her alanı için geçerlidir bu durum. Sanatsal derslerin gerek teorik gerekse uygulamalı olarak okul eğitiminde, dünyada ağırlık kazanmasının sebebi daha güzel şehirler, daha güzel bir çevre, daha yaratıcı ve birbirine daha saygılı bir toplum yaratmak gibi sayısız olumlu katkı içindir. Müzikte de daha güzel bir gelecek, çevre, yaşam için şarkılar söyleriz. Anımsanması gerekenler için özlem dolu şarkılar, sevgiler için coşkun, belki melankolik. Sanat yaratıldığı ve yorumlandığı anın duygu ve düşüncelerini yansıtır çevresine. Kötü duyguları anlatmaz şarkılar, müzik. Anlattığı zamanlar ise karşısında yer almak içindir.

Türkiye Korolar Şenliği, ülkemizde çok uzun yıllardır düzenlenmektedir. Türkiye Polifonik Korolar Derneği 1989 yılından beri faaliyet göstermekte. Bu yıl kurumsal olarak 30. yıllarını kutluyor dernek. Şenlik ise 24. kez düzenleniyor. Ankara’da 11-16 Haziran tarihleri arasında CSO Konser Salonu’nda,  ülkemizin dört bir yanından gelen koroların farklı yaş kategorilerinde performanslarını izlemek mümkün. Başkanlığını değerli hocamız Prof. Mustafa Apaydın’ın yürüttüğü Ankara’nın önemli sanat derneklerinden Türkiye Polifonik Korolar Derneği, alanında tarihsel olarak öncü sivil toplum kuruluşu olarak çok önemli bir çalışma yürütmektedir. Dün akşam kapanış seansında bazı koroları izleme imkânı bulabildim. Sizlere aktarmak istiyorum.

TED Ankara Koleji Vakfı Özel Lisesi Çoksesli Korosu, Ankara’dan. 1957 yılında, değerli müzik eğitimcisi Ziya Aydıntan tarafından kurulmuş. Koronun bu dönemki korist gençleri de geleneklerini devam ettirdiler. Çok renkli bir program seslendirdiler. Dinleyenleri etkilendi, küçük koreografileri de özellikle beğeni aldı. Öğretmenleri Mehmet Kaya, koroya çok emek vermiş.

MÜZED Muammer Sun Korosu ikinci sırada sahne aldı. Ülkemiz müziği için çok önemli bestecilerinden biri adına kurulmuş bir koro. Muammer Sun’un  vokal müzik alanında birçok değerli bestesi vardır.

Programları, rönesans müziğiyle başladı. Bu müziği olağanüstü bir homojenlikte yorumlayan, kesinlikle bağırmayan ve çok renkli tınılarla müzik yapabilen, özel bir topluluk MÜZED Muammer Sun Korosu. Koro Şefleri Atilla Çağdaş Değer Ankara’nın en değerli koro şeflerinden. Ankara için büyük bir kazanım burada yaşıyor ve üretiyor olması. Değerlendirme kurulu ve dinleyiciler koronun performansından çok etkilendiler. Kapanış parçası olarak değerli Muammer Sun hocanın ”On dokuz Mayıs Marşı” büyük coşkuyla ve tüm koro üyeleri tarafından hissedilerek seslendirildi.

MEV Koleji Özel Ankara Fen-Anadolu Lisesi Kızlar Korosu sıradaydı. Öğretim yılı başında kurulan çok genç bir koro, ilk parçadan başlayarak giderek açıldı. Şefleri Mine Özalp ile kısa süredir çalışmalarına rağmen çok renkli ve zengin bir repertuvar ortaya koyabilmişler. Mozart, Haendel’den başlayan John Lennon ve zorunlu parça olarak da önemli bestecilerimizden Nevit Kodallı’nın ”Atatürk Marşı”na uzanan geniş bir dağarcık ortaya koydular.

Ankara Güzel Sanatlar Lisesi Çoksesli Korosu 1992-1993 öğretim yıllarında eğitime başlamış, geleneği olan bir korodur. Korist gençlerin müzik sevgileri ve en iyi tınıyı ortaya koyma arzusu sahne performanslarıyla belliydi. Öğretmenleri Nevra Güçlü Tükü deneyimli bir koro şefi olarak, büyük dikkatle takip ettiler. Okul yöneticilerinin desteği ile deneyimli şefleri koroyu ileri seviyelere taşıyacaktır. Rönesans’ın ünlü bestecisi Palestrina’dan bir “Motet” başlayan, türkü düzenlemelerine uzanan geniş bir repertuvarı başarıyla sergilediler.

Nevit Kodallı Güzel Sanatlar Lisesi Korosu, Mersin’den geldi. Korist gençlerin müzik sevgisi sayesinde koro şefleri İbrahim Özişler’in yönetiminde güzel bir sonuca, güzel bir koro tınısına ulaşmış bir topluluktu. Programları Klasik dönemden-günümüze, Almanya’dan, Türkiye’ye ulaşan zengin bir repertuvar içeriyordu, eserleri başarıyla seslendirdiler. Mersin’den Ankara’ya gelmeleri özellikle takdire şayan. Okul yönetimlerinin ve gerekli makamların bu konudaki desteği olmadan asla düzenlenebilecek bir yolculuk değil konser seyahatleri.  Korodaki gençlerin Türkiye’nin en iyi orkestrası kabul edilen, tarihi CSO’nun çaldığı sahnede seslendirmesi başlı başına önemli bir olaydı.

Programdaki son koro Muammer Sun Eğitişim Korosu’ydu. Deneyimli koro şefi Atilla Çağdaş Değer çalıştırdığı ikinci koroyla da sahne aldı. Gizem Berrak Taş ve Ömürcan Edeş Atilla Hoca’nın el vererek koro şefliği bilgi ve deneyimlerini aktardığı şanslı genç koro şeflerinden.

Atilla hoca ve Muammer Sun Eğitişim korosu sahneye bir Gana halk ezgisi olan “Che Che Kooley” ile söyleyerek ve dans ederek çıktı. Koro şefi bir ezgi parçası söylüyor ve bir dans figürü yapıyor, koro da ona melodik olarak ve dansla cevap veriyordu. Bu küçük ama yaratıcı şarkı büyük beğeni topladı. İkinci olarak çocuk ruhunu ve bayram sevincini en güzel şekilde yansıtan Saip Egüz’ün 23 Nisan’ını seslendirdiler.

Program Rusya’ya uzanarak, Rus müziğinin en önemli bestecilerinden Glinka’nın bir “Ninni”siyle devam etti. Bu eseri olağanüstü güzel bir eşlikle seslendirdiler. Bu arada genç eşlikçiler Ece Ataç ve Zeynep Kamber koronun tınısını uyumunu mükemmel bir şekilde tamamlıyordu. “Les Choristes” filminden “Vois sur ton Chemin”adlı meşhur şarkıyı, şiirsel tınısıyla yorumladılar. Koro içerisinde müthiş bir eşitlik ve denge vardı. Tüm koristler kendini duyurmaya değil, ortak tınıyı güzelleştirmeye çalışıyordu. Ardından gelen “Nee Wa Waa” bir Çin halk şarkısıydı. Pentatonik kökenli ezgisiyle farklı dünyalara ait tınıları Gizem Berrak Taş Güzeloğlu şefliğinde CSO sahnesine taşıdı.

İtalya’nın güzel sahillerine ünlü “Love in Portofino” şarkısıyla uzandı program. Ömürcan Edeş’in düzenlemesi ve yönetiminde yorumlandı. Eserin özellikle “body percussion” olarak adlandırılan vücut perküsyonunun kullanımı çok özenli, iyi düşünülmüş ve iyi prova yapılarak hazırlanmıştı. 

Kapanışı Jim Papoulis’in “Kusimama” adlı parçasıyla genç koro şefi Gizem Berrak Taş Güzeloğlu yaptı. Salondan büyük alkış aldı. Bazı öğrenciler dışında esas meslekleri müzik olmayan koristlerin oluşturduğu karma koro çok genç bir topluluk olmasına rağmen başka korolara da ilham olması dileğiyle en kısa zamanda başka konserlerde de sahne alırlar umarım. Genç koro şefleri, koro parçalarını büyük başarıyla yönettiler.

Korolar geliştikçe ülkemizdeki müzik hayatı daha da gelişecek ve birbirlerini dinleyen insanların oluşturduğu topluluklar demokrasi ve birlikte yaşama kültürünü ilerilere taşıyabilecektir. Sanat hayatı güzelleştirir. Zaman bulursanız CSO’da 11-16 Haziran tarihleri arasındaki performanslardan bazılarını izlemenizi öneririm.  http://www.turkiyekorolarsenligi.org/ internet adresinden güncel program hakkında bilgiler alınabilir.

Diğer Yazılar