Bitkisel Üretim

Bitkisel Üretim

Bir zamanlar, tarımsal üretiminde kendine yeten ülke olan Türkiye son yıllarda ithalata bağımlı duruma geldi…

TÜİK, 30 Mayıs’ta 2019 yılı, bitkisel üretim tahmini verilerini yayımladı.

Yayımlanan veriler isminden de anlaşılacağı gibi tahminidir. Gerçekleşme olasılıkları, veri yayımı tarihinden sonra oluşacak iklim koşullarına ve üretim yapan çiftçilerin yapacakları çalışmalara bağlıdır.

Tarımsal ürünlerin sulaması, ilaçlaması uygun ve zamanında yapılırsa, iklim koşulları da istenilen şekilde olursa tahmini veriler gerçekleşebilir. Belirttiğimiz koşulların istenilen şekilde oluşmaması durumunda verilerde ciddi sapmaların olacağı bir gerçektir.

TÜİK; “Bitkisel üretimin bir önceki yıla göre artacağı tahmin edildi” başlığı ile yayımladı. Veriler incelendiğinde tüm koşullar olumlu olsa dahi üretim artışının Türkiye gereksinimini karşılayacak yeterlilikte olmadığı görülüyor.

“Tahıl ürünleri üretim miktarlarının 2019 yılında bir önceki yıla göre %1,1 oranında artarak yaklaşık 34,8 milyon ton olacağı tahmin edildi.

Bir önceki yıla göre buğday üretiminin %2,5 oranında azalarak 19,5 milyon ton olacağı görüldü.” *

Açıklamada görüldüğü gibi, tahmini veri gerçekleşse dahi tahıl ürünlerinde ki yıllık artış, yıllık tüketim artışını dahi karşılayamamaktadır.

 Kaldı ki, en çok tükettiğimiz buğday üretiminde azalma tahmin edilmektedir.

                                                                ***

TÜİK verilerine göre; 2017 yılında, 76 688 785 dekar alanda buğday ekimi yapılırken, 2018 yılında 72 992 701 dekar alanda ekim yapılmıştır. Buğday ekim alanı, bir önceki yıla göre 3 696 084 (*) dekar azaldığı görülmekte. Elbette ki, ekim alanları azalınca üretim miktarı da azalacak.

Çiftçi buğday üretiminden uzaklaşmaktadır. Türk çiftçisi sadece buğdaydan değil, tüm ürünlerin üretiminden uzaklaşmakta.

Bir zamanlar, tarımsal üretiminde kendine yeten ülke olan Türkiye son yıllarda ithalata bağımlı duruma geldi.

Son iki yıldan örnek verecek olur isek; 2017 yılında hububat ithaline 1.693.433.051 dolar, 2018 yılında hububat ithaline 2.025.242.317 dolar, 2019 yılı ilk üç ayında ise 701.542.418 dolar ödedik.(*)

İlk üç aylık ithalat verilerinde de görüldüğü gibi 2019 yılında daha çok ithalat yapılacağı görülmekte.

AKP İktidarının, ithalata dayalı tarım politikaları, adeta yabancı çiftçiyi desteklemeye dönüşmüştür.

Çiftçi neden buğday ekmemekte?

Neden üretim gerilemektedir?

Bu soruların yanıtını bulmadan, buğday üretimini artıramayız.

                                                           ***

Tahmini verilere göre, tütün üretiminin %12,7 oranında ve Antep fıstığının ise %58,3 oranında azalacağı tahmin edilmektedir.

Bir zamanlar dünyada “Türk Tütünü” aranan bir ürün iken, bu gün tütün ithal eden bir ülke konumuna getirildik.

                                                            ***

Türkiye nüfusu, 31 Aralık 2010 tarihi itibarıyla Türkiye nüfusu 73.722.988 kişidir. Buğday üretimi ise 19.660 ton olarak gerçekleşmiştir.(*)

31 Aralık 2018 tarihi itibarıyla nüfusumuz 82 milyon 3 bin 882 kişi oldu. Buna karşılık buğday üretimimiz 19 500 ton olacağı tahmin edilmektedir. (*)

Nüfusumuz, 8 yılda yaklaşık dokuz milyon arttığı görülüyor.

 Ayrıca, AKP yönetimi ülkemizi yolgeçen hanına dönüştürdü. Bunu sonucu, ülkemizde milyonlarca mülteci oluştu.

Nüfus artışına, mülteci nüfusu da eklendiğinde gıda gereksinimi de artmaktadır. Yeterli üretim yapamadığımız için ithalat kaçınılmaz oluyor.

*TÜİK

Diğer Yazılar