Akort Nedir?

Akort Nedir?

Çoksesliğe geçiş aşamasında evrensel sanat müziğinde akortlama konusu sabitlenmiştir. Bunun sebebi birden fazla enstrümanın ortak çaldıkları bir müzikte akortlarının düzgün yapılmamış olmasının en hafif ifadeyle kulakları rahatsız edecek olmasıdır…

Müzik derslerinde neler öğretilebilirdi konusuna devam etmek istiyorum. Elbette okuyacağınız satırlardaki kavramlar, malzemeler sıkıştırılmış halde, dinleme örnekleri, deneyler ile zenginleştirilerek uygulanmalıydı aslında…

Akort: Sabit (absolute) ve göreceli (relative) ses yüksekliklerini düzenleme durumunu ifade etmektedir. Sabit ses bir ”ses çatalı” (belirli frekanstaki bir sesi çıkartmaya göre yapılmış bir metal ses verme aleti) veya günümüzde daha yaygın olarak elektronik ses alma uygulamaları aracılığı ile alınabilir. Göreceli sesler (relative voices) ise sabit sese göre düzenlenir. Entonasyon ve akort etme dilimizde ayrı kavramlarmış gibi kullanılsa da aslında İngilizce ve Fransızca dillerinde akort kavramı yerine entonasyon (intonation) sözcüğü kullanılmaktadır.

Batı müziğinin kökenini yani bugünkü evrensel sanat müziğini oluşturan akort sistemleri üç tanedir. En eski ve temel sistem, ”Pisagor Akordu” ardından ”Doğal Akort” ve son olarak da ”Tampere Sistem” gelmektedir. Tüm sistemler katı matematiksel kurallara bağlıdırlar. Yüzyıllar boyunca geçerliliğini sürdürmüşlerdir. Günümüzde farklı sistemler de kullanılmasına rağmen, ”Tampare Sistem” geçerliliğini sürdürmektedir.

1. Pisagor Sistemi: Ünlü yunanlı matematikçi, felsefeci ve müzik adamı Pisagor, diyatonik seslere dayanan bir akort sistemi ortaya koymuştur. Geçtiğimiz yazıda bahsettiğimiz doğuşkan sisteminin üçüncü notası, (Do-do-sol) yani do notasına göre bir oktav incedeki sol notası çok önemlidir. Burada, do-sol arasındaki aralık olan beşli aralığı alınarak ve üst üste 12 kez koyarak elde edilmektedir. 12 beşli aralığı üst üste getirildiğinde (do-sol-re-la-mi-si-fa diyez-do diyez-sol diyez- re diyez-la diyez-mi diyez ve si diyez) 12. nota olan si diyez sesinin aslında denk geldiği do notasından biraz daha ince olduğunu tespit etmiştir Pisagor. 7 Oktavdaki 12 beşli üstüste tam olarak konduğunda ortaya çıkan sesin farkına da bu yüzden ”Pisagor koması” diyoruz. Matematiksel oranı 73:74’tür.

Pisagor akort sisteminde üçlü aralığı uyumsuz aralık (disonans) olarak kabul edilmektedir. Ancak tek sesli bir müzik olan ”Antik Yunan Müziği’nde bu bir teknik veya estetik zorluk yaratmamıştır. Çok sesliliğin doğuşuyla birlikte Pisagor sisteminin kullanımın güçlüğü fark edilmiş ve farklı bir arayış içerisine gidilmiştir.

2. Doğal Akort Sistemi: Doğuşkan kavramı ile birlikte açıklanan ”parça sesler” temel alınarak hesaplanır. Sekizli aralık ((1:2 oran) dışında, beşli (2: 3 oran), büyük üçlü (4:5 oran), küçük üçlü (5:6 oran) kullanılarak akort yapılır. Burada üçlüler armonik olarak iyi duyulmasına rağmen bir sorun vardır. Bu sorunun adı ”sintonik koma” (syntonic) dır. Oranı 80:81’dir. Doğal akort sistemi ana tonda müzik yapıldığı sürece güzel duyulur. Farklı tonlara gidilmesi durumunda, ”sintonik koma” kulaklarımıza rahatsızlık verir.

3. Tampare Sistem: 1700’lü yıllara gelindiğinde bir sekizli aralığı (oktav) tam olarak eşit oniki sese bölündü. Pisagor koması 1: 12 olarak her beşliye eşit olarak dağıtıldı. Bu şekilde evrensel sanat müziğinde (klasik batı müziği) kullanılan 24 Majör, 24 minör ton’da aynı müzik eseri içerisinde müzik yapılabilmeye başladı. Bu kazanım eserlerin boyutunu ve ifadesini daha önce erişilmemiş bir boyuta ulaştıracaktı. Tampare sistemde her aralık minimal bir şekilde doğru akortlu olmamasına rağmen bu durum çok fazla algılanmamaktadır. Rahatsız edici bulunmamaktadır. Büyük kazanım ise bu sayede ”anarmonik” (sesdeş) geçişler yapılabilmesi ve bir tondan bir diğerine geçişlerin kulağa kötü gelmemesidir.

Ünlü barok besteci Johann Sebastian Bach’ın (1685-1750) ”İyi Tampere Edilmiş Klavye İçin 48 Prelüd ve Füg” albümü. (Wohltemperierten Klaviers) ünlü bestecinin bu konudaki mutluluğunu yansıttığı bir albüm olarak da nitelendirilir. Aynı zamanda bu beste kitabı evrensel batı müziği’nin en önemli enstrümanlarından biri olan piyano’nun kutsal kitabı olarak da kabul edilmektedir. Her müziksever’in tanıması gereken, her amatör piyanistin de içinden parçalar çalmış olması gereken bir beste albümüdür.

Sıraladığımız akort sistemleri dışında çeşitli yerel akortlama sistemlerine dayanan müzikler de vardır. Büziklerde akort, kültürden kültüre, coğrafya’dan coğrafya’ya, yorumcudan yorumcuya farklılıklar gözetir. Hatta farklı zamanlarda aynı yorumcu bile farklı akortlarla müziğini icra edebilir. Bu durum bu müziklerin bir zenginliği olarak yorumlanır.

Çoksesliğe geçiş aşamasında evrensel sanat müziğinde akortlama konusu sabitlenmiştir. Bunun sebebi birden fazla enstrümanın ortak çaldıkları bir müzikte akortlarının düzgün yapılmamış olmasının en hafif ifadeyle kulakları rahatsız edecek olmasıdır.

Diğer Yazılar