Savaşa Hazırlık Sürecinde Cepheyi Bıraktı

Savaşa Hazırlık Sürecinde Cepheyi Bıraktı

Bu nedenle Sakarya muharebesi hazırlıkları esnasında Mustafa Kemal Atatürk cepheden ayrılarak, kongreye katılmış, eğitim sistemini tartışmıştır. Zira eğitim de işgalden kurtulmanın bir diğer yoludur…

Kütahya-Eskişehir yenilgisinden sonra Sakarya Meydan Muharebesi her an başlamak üzeredir. Savaş hazırlıkları cephe gerisinde sürmektedir. Meclis’in Ankara’dan taşınıp taşınmayacağı üzerine tartışmalar yapılmaktadır.

Bu esnada Mustafa Kemal Paşa Cepheden ayrılmıştır.

23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi açılmış, Mayıs 1920’de Maarif Vekilliği (Eğitim Bakanlığı) kurulmuştur.[i] 25 Kasım’da da TBMM’nin aldığı kararla öğrenci ve öğretmenlerin askerlik yükümlülükleri geçici olarak kaldırılmıştır.[ii] Bu noktada Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözlerini belirtmek gerekir:

            “Öğretmenlerin cephede değil, okulda cehaletle savaşması gerekmektedir.”[iii]

            “Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.”[iv]

Hâkimiyet-i Milliye Gazetesi 31 Mayıs’ta ve 13 Temmuz’da yaptığı iki haberle, 15 Temmuz’da Maarif Kongresi’nin toplanacağını duyurmuştur. Dönemin Maarif Vekili Hamdullah Suphi Tanrıöver’dir. TBMM’nin ikinci Maarif Vekilidir.[v]

Sakarya muharebesi hazırlıkları esnasında Mustafa Kemal Atatürk cepheden ayrılarak, Maarif Kongresi’ne katılmıştır.

Milli Mücadelede Öğretmenler[vi]

Milli Mücadele’nin sürdüğü yıllarda, Erzurum Kongresi’ne katılan 5 delege, Sivas Kongresi’ne katılan 1 delege ve TBMM’nin ilk vekillerinden 24’ü öğretmendir. Antalya Milletvekili Rasih Efendi ve Oltu Mebusu Yasin Bey, öğretmenlerin cephedeki görevlerinin ertelenmesiyle ilgili meclis oturumunda teklif sunmuşlardır. Söz konusu teklife Karesi Milletvekili Vehbi Bey, “Memleketin uğradığı felaketlerin başlıca sebebinin cehalet olduğunu görüyoruz. Düşmanla nasıl çarpışıyorsak, cehaletle de aynı biçimde mücadele etmeliyiz” diyerek, destek vermiştir. 7 Mart 1921 Tarihli kanunla, cephede bulunan öğretmenler de eğitimcilik görevlerine geri dönmüşlerdir.

Temmuz 1920’de Ankara Lisesi Öğretmenleri Muallimler ve Muallimeler Cemiyeti’ni kurmuşlardır. Ardından Cemiyetin şubeleri Antalya, Bolu, Denizli, Konya, Akşehir, Karaman, Amasya gibi illerde açılarak, örgütlenme geniş bir alana yayılmıştır. 9 Mayıs 1921’de de Cemiyetin merkezi teşkilatı olarak, Türkiye Muallimeleri ve Muallimleri Dernekleri Birliği kurulmuştur. Dernekler Birliği’nin başına İstanbul Muallimler ve Muallimeler Cemiyeti üyesi Kazım Nami geçmiştir.

Bu dönemde öğretmenlerin çıkardığı süreli yayınlar da bulunmaktadır. Bunlar, Tedrisat-ı İptidaiye Mecmuası, Muallimler Mecmuası, Muallim Mecmuası olarak sıralanabilir. Bu dergilerde yeni eğitim anlayışı, yeni milli eğitim programı, mesleki eğitim, halk eğitimi gibi konular tartışılmıştır.[vii]

15-21 Temmuz 1921 ‘de Ankara’da Maarif Vekili Hamdullah Suphi Başkanlığı’nda toplanan Maarif Kongresi’ne 250’den fazla öğretmen katılmıştır. Üstelik kadın ve erkek ayrımı gözetilmemiştir. Kadınlar ve erkekler kongrede birlikte oturmuşlardır. Hatta bu durum Hamdullah Suphi’ye tepki gösterilmesine neden olacak ve kendisinin istifasına sebebiyet verecektir.

15-21 Temmuz Maarif Kongresi

Türk Milli Eğitimi’nin temellerinin atıldığı Maarif Kongresi 15 Temmuz 1921’de Ankara’da toplanmıştır.

Mustafa Kemal Atatürk, Osmanlı Devleti’nin çöküşünde yatan asıl sebebin, eğitim sistemindeki çarpıklık olduğunu ifade etmiştir. Yeni eğitim sistemiyle çöküşten kurtularak, ayağa kalkılacaktır. Bu doğrultuda iyi eğitimli, aktif yaşamda üretici olacak, tüketici olmayacak, Milli bilince sahip yeni bir nesil yetiştirilecektir. Yeni eğitim sistemiyle Milli Kültür birliği sağlanacak, Vatandaşlık bilinci verilecek, eğitimli, çalışkan ve üretken bir nüfus yaratılacaktır.[viii]

Bu nedenle Sakarya muharebesi hazırlıkları esnasında Mustafa Kemal Atatürk cepheden ayrılarak, kongreye katılmış, eğitim sistemini tartışmıştır. Zira eğitim de işgalden kurtulmanın bir diğer yoludur.

Hamdullah Suphi’nin başında bulunduğu Maarif Vekâletinin eğitim programı sunulmuştur. Bu programa göre, Eğitim iki aşamalı, 8 yıllıktır ve eğitim hayatı boyunca görülen dersler şu şekildedir:

Elifba, Türkçe, Kuran, ulum-ı diniye, Hesap, Hendese, Tarih, Türk Tarihi, Coğrafya, Eşya, Ziraat, El işi, Resim, Gına (ilahi müziği), Müzik, Fransızca ve Ameli Meslek.

Bu program, öğrencilerin iş hayatına yönelik uygulamalı derslerin verilmesini ve böylece eğitim hayatlarının bitişiyle iş hayatına atıldıklarında ülke ekonomisine katkı sağlayabilmelerini hedeflemektedir. Bakanlık tarafından tasarlanan bu projede Hamdullah Suphi’nin büyük emeği vardır. Söz konusu proje halk mektepleri vasıtasıyla toplumsal bir kalkınma sürecine ön ayak olacaktır. Eğitim alan öğrenciler hayata atıldıklarında kolaylıkla iş hayatına adapte olabileceklerdir.

Elbette nüfusun azlığı da işgücüne ihtiyacı ortaya çıkarmaktadır. Bu projeyle birlikte talep edilmekte olan işgücü de ortaya çıkmış olacaktır. Buna göre, iş hayatında ihtiyaç duyulacak mesleki dersler artırılmıştır. Köy okullarında ziraata yönelik, şehir de ise daha farklı mesleki dersler verilmektedir. Yeni ders programlarına iş hayatındaki ihtiyacı karşılamaya ve ev işlerine yönelik dersler konulmuştur.

Kongrede yeni programın ilânının ardından muhalif okul müdürleri ve öğretmenler çeşitli açıklamalar ve itirazlarda bulunmuşlardır. Özellikle de eski altı senelik programın dört seneye sıkıştırılmasına, din derslerinin ders saatlerinin azaltılmasına yoğun itirazlar olmuştur. Kongrede yeni programı ilân etme görevini üstlenen Edip Bey, gelen itirazlara cevap niteliğinde öğretmenlerin bireysel yeteneklerini kullanarak mevcut programı dört senede rahatlıkla uygulayabileceklerini ifade etmiştir.

Fransızca, müfredat programına eklenmiştir. Din dersleri 19 saatten, 10 saate düşürülmüştür. 24 saat olmak üzere de “Ameli Meslek” ismiyle mesleki dersler konulmuştur. Tarih dersine ek olarak, Türk Tarihi dersi verilmeye başlanmıştır. İlahi dersi devam etmiş, ancak yanına bir de müzik dersi eklenmiştir.


[i] Bazı kaynaklar 2 Mayıs, bazıları ise 6 Mayıs olarak tarih vermiştir.

[ii] Erol Kapluhan, “1921 Maarif Kongresi’nin Türk Eğitim Tarihindeki Yeri ve Önemi”, Yalova Sosyal Bilimler Dergisi, Nisan-Ekim 2014,yıl.5, sayı.8, s.124.

[iii] Nuran Kılavuz, İbrahim Halil Tanık, “Milli Mücadele Döneminde Maarif Kongresi ve 1. TBMM’nin Eğitim-Öğretim Hakkındaki Görüşleri”, EÜSBED 2011 [IV] 2, s.355.

[iv] Afet İnan, Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler, Türkiye İş Bankası Yayınları, 15. Basım, İstanbul, s.365.

[v] Cemal Güven, Ekrem Zahid Boyraz, “Hamdullah Suphi Tanrıöver’in İlk Maarif Vekilliği Dönemi Faaliyetleri”, Uluslararası Toplum Araştırmaları Dergisi (OPUS), yıl.6, sayı.10, cilt. VI, Haziran 2016, s. 288-300.

[vi] Taylan Filiz, “Milli Mücadele ve Cumhuriyet Döneminde Öğretmen Örgütlerinin Eğitim Sorununa Bakışı (1920-1935)”, İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Anabilim Dalı, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, 2015, s.17,29-32,

[vii] Savaş Karagöz, Tayip Duman, “1908-1928 Yılları Arası Süreli Yayınlarda Yer Alan Eğitim Görüşleri ve Öneriler”, Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, sayı35, c.VII, s.579-580.

[viii] Ali Rıza Erdem, “Atatürk’ün Eğitim Liderliğinin Başarısı: Türk Eğitim Devrimi”, BELGİ, sayı.2, yaz 2011/II, s.165-166.

Diğer Yazılar