Kargo Emekçileri ve Mesleğin Gerçekleri

Kargo Emekçileri ve Mesleğin Gerçekleri

Çok çalışıyorlar, az para alıyorlar, yorgun düşüyorlar, biraz hastalandıklarında ise ‘’performans düşüklüğü’’ iddiasıyla hemen kapının önüne koyulup haklarını dahi alamıyorlar…

Düşük maaş alıp günde 12 saatten fazla çalıştırılıyorlar. Fazla mesai ödemeleri yapılmadığı gibi, işyerinde hata ve kaza sonucu meydana gelen maddi kayıp, ücretlerinden kesiliyor.

Yol parası ve yemek parası adı altında, elden paralar ödenip, sigorta primleri asgari ücret üzerinden yatırılıyor.

Aktarma merkezleri ve şubelerde iş güvenliği sorunu had safhada. Yoğun çalışma temposuna bağlı olarak oluşan yorgunluk, ciddi iş kazalarına neden olabiliyor.

Başta bel fıtığı, boyun fıtığı, kas ağrıları ve sinir bozukluğu olmak üzere birçok meslek hastalıklarına yakalanıyorlar. Ama söz konusu hastaneye gitmek yada rapor almak olduğunda işten çıkartılma tehdidiyle karşılaşıyorlar.

Çalışanlara insanca yaşamı reva görmeyenler, süit odalarında, havuz başlarında tatilin keyfini çıkarırken, emekçiler resmi tatillerde dahi çalışıp, ulaştırma ve dağıtım yapıyorlar.

Onlar kargo işçileri…

Aktarma merkezinde istifçi, şubede bilgi işlem, kargo aracında şoför ve sokakta dağıtım yapan kuryeleriyle sayıları her geçen gün artıyor.

Çünkü lojistik sektörü ülkemizde özelliklede Marmara bölgesinde gelişiyor.

Erkenden yola düşüp eve geç saatlerde geliyor çalışanlar. Hep bir yerlere yetişmeye uğraşıyorlar. Gönderileri erkenden teslim etmeye, alımları iş yerleri kapanmadan gerçekleştirmeye çabalıyorlar. Şehirlerarası taşımacılık yapan şoförler aktarma merkezlerine vaktinde ulaşmak için uzun saatler araç kullanıyorlar.

Çok çalışıyorlar, az para alıyorlar, yorgun düşüyorlar, biraz hastalandıklarında ise ‘’performans düşüklüğü’’ iddiasıyla hemen kapının önüne koyulup haklarını dahi alamıyorlar.

Gelişen lojistik alanında kargo şirketleri zenginliklerine zenginlik katarken, kargo işçilerinin çalışma şartları her geçen gün ağırlaşıyor. Sorunların çözümü için kargo işçilerinin önünde sendikal örgütlenme ve mesleki birlik seçeneklerinden başka kurtuluş görünmüyor.

Diğer Yazılar